menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ümitsizliğin Belini Kırıp Başını Parçalayacağız

25 0
13.03.2026

Ümitsizlik, insanın kendisini, hayatı anlamlı ve değerli kılacak her şeyin uzağında hissetmesi ve hiç bir şey yapamayacağına inanması, bir beklentisinin olmaması ve Allah’ın rahmetinden ümidini kesmesi durumudur.

Ümidin ana besin kaynağı imandır. İmanı zaafa uğrayanların ümitleri de zaafa uğrar, yaşama sevinçleri azalır, gayret ve şevkleri kırılır. Bu durumun topluma sirayet etmesi sonucunda da her türlü sefalet ve mağlubiyetler kâbus gibi çöker.

Ümidi kıran sebepler oldukça çoktur ama ana sebep; toplumdaki manevi değerlerin, özellikle de ahlakın çöküşüdür diyebiliriz.

Ailede ve okullarda eğitim yoluyla ciddi olarak aktarılamayan manevi değerlerin boşluğunu, yalan yanlış başka cazip şeyler doldurur dolayısı ile kaçınılmaz olarak toplumun yapısı zayıflar, olumsuz inanç ve akımların istilalarına uğrar.

Manevi değerlerden yoksun olarak yetişen insanlar, bu istilalar sonucunda, kendilerini dünya sahrasında garip, kimsesiz, başıboş ve vahşet içinde hissetmelerine sebep olur.

İslam dini ve Peygamberlik müessesesi, insanları bu korkunç durumdan kurtarmak için kurulmuş; bu hayatın geçici bir imtihandan ibaret olduğunu, ebedi bir hayat verileceğini, dünyadaki haksızlıkların karşılığının, gerçek bir adalet terazisiyle tartılarak alınacağını müjdelemiştir.

Allah’ın varlığına ve birliğine, Allah’ın elçilerine, öldükten sonra hayatın ve adaletin olacağına inanmayan kimsenin ümidi de olmaz, ibadeti ve itaati de olmaz.

İnsanın en büyük arzusu, ebedi bir saadete mazhar olmaktır. Cenab-ı Hak hem peygamberler, hem de bütün semavi suhuf ve kitaplarla bu arzuyu tatmin edecek vaadlerde bulunmuş ve insanın geleceğini aydınlatarak ümit vermiş, “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin” (Zümer 53) ayeti ile de kesin olarak emretmiştir.

Bu imtihan meydanında semavi emirleri dinlemeyen, kendi nefis ve hevalarına göre hareket eden birçok zalimin eliyle canından olan, zulüm gören, mağduriyet yaşayan ve haksızlığa uğrayan mazlumların, bu dünyada alamadıkları haklarının mutlak bir adaletle ahirette alınacağına iman etmesi büyük bir teselli ve ümit kaynağıdır.

Diyanete itaat etmeyen, bütün şerlere ve........

© Risale Haber