Terk-i Lezaiz
“Dünyanın akibeti ne olursa olsun, lezaizi terketmek evlâdır.”[1]
Kurbiyet-i ilahiye ile kemalat-ı insaniyeyi netice veren, marifet-i rabbaniyeyi tekmile medar tefekküri silsile mühim bir bedel istemektedir. İlahi mevhibeler hükmünde olan esrar-ı Kur’aniyeye vukufiyet, kemalat-ı insaniyede terakkiyat terk-i lezaizi iktiza etmektedir. Evet, dünyevi hasılatın vücudu gibi, uhrevi hasenata vusul dahi bir kısım terklerin varlığını gerektirmektedir.
Terk-i seyyiat derk-i marifeti, terk-i sefahat zevk-i hakikati intaç etmekte, süfli zevklerin terki gerçekleşmeden hakikatin derki muhal görülmektedir. Demek derk-i hakaik-i Kur’aniye terk-i lezaizi istemekte, süfli ve dünyevi zevkleri terk, tarifsiz bir sürura, safi bir huzura sebebiyet vermektedir.
Evet Kur’ani sırlara vukufiyet halis bir niyet ile beraber, huzuzat-ı dünyeviye ve nefsaniyenin terkini istemektedir.[2] Süfli ve cüz’i zevkleri terk, ulvi ve kudsi manaları derk (keşif) ile neticelenmekte, cami mahiyeti ile mutlak akıbetini derk, iffet ve istikamet üzere yürümeyi intaç etmektedir.
Demek hakka vusule vesile olan yollarda muzır manileri selametle geçebilmek, meşakkatlere tahammül edebilmek için terk-i lezaiz gerekmektedir.
“Bütün eşya ve eflâki senin için yarattım habibim!” fermanına “Ben de senin için onların hepsini........© Risale Haber
