menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güldem Atabay: IMF, Fed ve PMI

19 0
yesterday

IMF’ten beklentilerine güncelleme geldi

IMF'nin son revizyonu, küresel ekonomi açısından asıl sorunun büyüme hızındaki düşüşten çok, toparlanmanın ertelenmesi olduğunu gösteriyor. Nisan tahminlerine göre daha zayıf bir 2026 öngören Fon, İran savaşı sonrasında enerji fiyatlarında yaşanan yaklaşık %'lik artışın enflasyonu yeniden yukarı taşıyarak merkez bankalarının faiz indirim alanını daralttığını düşünüyor. Son iki yıldır küresel ekonomiyi destekleyen dezenflasyon sürecinin kesintiye uğraması, büyüme üzerinde yeni bir maliyet yaratıyor.

Küresel büyümenin 2025'teki %3,5 seviyesinden 2026'da %3'e gerilemesi, ticaret hacmi artışının da %5'ten %3,5'e düşmesi, dış talebe bağımlı ekonomiler açısından daha zayıf bir ihracat ortamı yaratmakta. Özellikle Avrupa ekonomisindeki yavaşlama ve Almanya'nın düşük büyüme görünümünü koruması, Türkiye gibi Avrupa pazarına yoğun ihracat yapan ülkeler açısından ilave bir risk demek.

Türkiye açısından IMF'nin revizyonu da bu tabloyla uyumlu. Fon, 2026 büyüme tahminini %3,4'ten %2,9'a indirirken, 2027 tahminini sınırlı şekilde %3,5'ten %3,6'ya yükseltti. Bu değişiklik, ekonominin tamamen kalıcı bir zayıflama yaşayacağı beklentisinden çok, toparlanmanın daha geç başlayacağı varsayımına dayanıyor.

Bu görünüm, Türkiye'nin iki temel kırılganlığını yeniden öne çıkarıyor. İlki enerji ithalatçısı olması nedeniyle yüksek petrol ve doğal gaz fiyatlarının cari denge ve enflasyon üzerinde yeni baskı yaratması. İkincisi ise küresel faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek kalması halinde dış finansman maliyetlerinin artmaya devam etmesi. Bu iki unsur birlikte değerlendirildiğinde, büyümenin yeniden hızlanması yalnızca iç talep koşullarına değil, küresel finansal koşulların normalleşmesine ve enerji fiyatlarının gerilemesine de bağlı. Para politikasının ancak kontrollü gevşeyeceğinin beklenmesi de iç talepte canlanma umudunu erteliyor.

Raporun dikkat çeken diğer mesajı ise büyümenin coğrafi olarak daha da ayrışacağı. IMF, ABD'nin %2,2-%2,3 bandında büyümeye devam edeceğini, Çin'in %4'ün üzerinde, Hindistan'ın ise %6'nın üzerinde büyümesini sürdüreceğini öngörüyor. Buna karşılık Avrupa ekonomileri düşük büyüme tuzağından çıkmakta zorlanıyor. Küresel büyümenin ağırlık merkezi giderek Asya'ya kayarken, Avrupa'nın zayıf performansı Türkiye'nin geleneksel ihracat pazarlarında talep artışını sınırlamaya devam edecektir.

IMF'nin verdiği mesaj, küresel........

© Para Analiz