menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hatalar, küçümseme ve tek atışlık kurşun

9 6
26.02.2026

Süper Lig ekiplerinde yıllardır Avrupa ile ligi aynı anda götürememe sorunsalı var malum. Beşiktaş mesela 2017-18 sezonunda namağlup gruptan çıkarken ligi biraz boşladı, o sezon Galatasaray'a şampiyonluğu kaybetmeyi bırakın 4. oldu. Yine bu sefer Galatasaray 2013-14 sezonunda ligi alabilecek durumdayken nisan ayında Fenerbahçe'ye rekor şampiyonluk verdi. Avrupa'da ilerleyen takımlar bu şekilde fire verebiliyor, Galatasaray bu sene ya Avrupa'da oynadığı maçlardan önceki lig maçlarında zorlanıp kıl payı kazandı, ya da Ajax ile Juventus'a 3 fark attığı maçların hemen ardından Kocaeli ve Konya maçlarından mağlubiyetle ayrıldı. Şimdi burada yapacağınız en önemli hamle nedir, hocanın da maç sonu deyimiyle kadroyu 'fresh'lemek, yani o maçta oynamamış, daha dinamik, daha taze oyuncularla sahaya çıkmak. Maçtan önce 11 açıklandığında çoğu kişi, "Abi işte rotasyon budur", "biz boşuna demedik hocam geniş kadro diye" vs bu tip yorumlar yaparken maç sonunda, "ya böyle maçta rotasyon mu yapılır?" yorumları yağmaya başladı. Skor yorumculuğunu bırakalım lütfen, Juventus maçında kaç km koşmuş oyuncular bu maça 11 başladığında koşacak falan mı zannediyordunuz hele bir de önlerinde Juventus rövanşı varken? 2. viteste takılacaklardı, belki 1 tane gol bulacaklardı. Hocanın 11'de 2 hatası vardı, ikisi de devre arasında düzeltildi biri Icardi, biri Yunus değişikliğiyle. Yunus yerine İlkay girmeliydi, kreatif bir oyuncuyu çıkarıyorsanız yerine oyuna şekil aldırabilecek, hücumda ve geri alanda paslarıyla fark yaratabilecek bir isme ihtiyacınız vardı o da İlkay. Bizim ülkede futbol gol - asistten ibaret olduğu için haftalardır 6 numara oynayan İlkay'ı beğenmezler bu arada, gol asist bekliyorlar çünkü oyunun pas trafiğini ayarlamakla yükümlü adamdan. Sürekli gelsin gelsin diye tag açtıkları Hakan olur da gelirse aynı profilde oynatılınca iki hafta sonra "Alın işte bu da İlkay gibi emekliliğe gelmiş" falan yazacak aynı tayfa sanki haklılarmış gibi. Sonra ülke futbolu niye gelişmiyor... Neyse maça geri dönelim; Icardi'nin en başından 11 başlamaması gerekiyordu zaten böyle bir deplasmanda ancak Icardi'nin takım içi ve takım dışı otoritesi maalesef bu tip durumlarda ön plana çıkıyor, Kocaelispor maçında da bir anda alakasızca 11 başlamıştı hatırlarsanız. Bu otoriteyi ne zaman kaybedecek olsa ona taraftar yeniden sağlıyor. Eyüpspor'a attığı 3 golü referans alıp Icardi baskısı kuran taraftarlar buna en büyük etken, hocayı baskı altında bırakıp Icardi'nin elini güçlendiriyor. Sezon sonunda kendisiyle bir efsane gibi yolları ayırıp, dinamik, Galatasaray'ın oyununa uygun ve yedek kalmayı kabullenebilen genç bir forvetle anlaşmak iki taraf adına da en iyisi. Sonradan oyuna dahil olduğu maçlarda tam randıman alamıyorsunuz mesela Barış Alper'den, direkt olarak Icardi yerine 11 başlaması gerekiyordu. Osimhen yoksa Galatasaray'da forvet oynaması gereken isim Barış Alper. İşin aslına bakarsanız da Osimhen'in ağrıları var diye kadroya almamanızın bana göre ana sebebi; "Ya Konya'yı da Icardi'yle yeneriz zaten" deyip rakibi küçümsemeniz bana göre. Değişiklikler sonrası Galatasaray'ın atacağı bir kurşun vardı, attı da; Leroy Sane'nin olaylı golü. Lang mükemmel bir pas attı, Boey çok iyi bir koşuyla gerekeni yaptı. Boey topa dokunduktan sonra kaleciyle orada bir temas yaşandı, önce topa dokunan Boey bu arada yine söylüyorum. Kaleciyle yaşanan temas sonrası Boey yere düşüyor, Konyasporlu oyuncuyu da yere düşürüyor. Boey ofsaytta o esnada, düşürdüğü oyuncu da ayakta olsa Galatasaraylı oyuncuya yetişme ihtimali yok ama Sane'nin şut çektiği yere ayağını uzatma ihtimali var. Pozisyona bu meseleden dolayı ofsayt verdiniz tamam ancak burada 2 ana mesele var. Birincisi; Boey oraya kendi kendine düşmüyor, kalecinin müdahalesiyle düşüyor. Yani bu pozisyonda eğer Boey'in oyuncuyla temasına ofsayt verecekseniz öncesinde penaltı var, kısacası pozisyon penaltı. İkincisi; VAR'ın bu pozisyona karışma hakkı yok. Hatalar silsilesi yaşanıyor burada gördüğünüz gibi, VAR'ın karışmaması gerekiyor, hadi diyelim karıştı penaltıyı vermesi gerekiyor. Üstüne zaten Eren Elmalı'nın pozisyonuyla hakem zaten kontrolü kaybetti. Diyorum ya; Galatasaray'ın tek atışlık kurşunu vardı, attı ama olmadı. Maça zaten mental olarak odaklanamayan takım, o 2 pozisyonla iyice oyundan düştü, sonrasında Konyaspor golleri buldu zaten. Rotasyon konusunda ise son kez tekrarlıyorum; Lemina ve Sane bu takımın 11 oyuncusu, Singo desen 30 milyon Euro'ya 11'e alınmış oyuncu, Eren desen ligde senin bekin o. Icardi ve Boey hariç takımda rotasyon falan yoktu bile bana göre, bu oyuncular 'fresh'lik sağlayamayacaksa kim sağlayacak? Burada otoriteyi sağlaması gereken de Okan hoca, gerekirse Nhaga'yı oynatacaksın, Barış'ı forvet oynatacaksın, Kutucu'yu kadroya alacaksın ama sahaya ruhunu veren oyuncularla oynayacaksın hocam, şu son virajda kimsenin rakibini küçümsemeye veya kendini sahaya vermemeye hiçbir şekilde lüksü yok.


© Önce Vatan