menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasetin en çok sattığı marka: Yeni... Bir kelimenin kırk yıllık siyasi serüveni

104 0
24.07.2026

"Bu kadarını da yapmazlar" diye geçirdim içimden...

“CHP'den ayrılanlar, yeni bir siyasi oluşum kuruncaya kadar geçici olarak bu adı kullanacaklar” diye düşündüm...

Çünkü siyaset tarihinde buna benzer örnekler var; asıl isim bulunana kadar kullanılan geçici tabelalar.

Yanılmışım. Meğer gerçekten "Yeni Parti" adıyla yola çıkıyorlarmış…

Bir kelime bazen insana geçmişi hatırlatır. Benim aklıma da yıllar önce CHP'de hararetle tartışılan "Yeni CHP" söylemi geldi…

Kemal Kılıçdaroğlu döneminde bu ifade, yalnızca parti içi değişimi anlatan slogan değildi; CHP'nin yön değiştirdiğini, eski çizgisiyle arasına mesafe koyduğunu anlatan siyasi simgeye dönüştü.

İlk değil, 90’lı yılların başında Deniz Baykal, “Yeni Sol” söylemini benimsedi. Hatta bu adla kitabını çıkardı…

Sonra kendime şu soruyu sordum:

Neden son kırk yılda siyaset "yeni" kelimesini bu kadar çok sevmeye başladı?

Neden sağ da, sol da, milliyetçi-muhafazakâr da, sosyal demokrat da kendisini "yeni" sıfatıyla tanımlama ihtiyacı duydu?

Mesele salt bir parti adı değildi. "Yeni", yaklaşık son yarım asırlık dönemde siyasetin en güçlü kavramlarından birine dönüştürüldü.

Bugün tartışılması gereken, bu kelimenin hangi ideolojik yolculuğun ürünü olduğu ve Türk siyasetine nasıl yerleştiği…

Siyasette "yeni" kelimesinin yükselişi, yalnızca sözcük tercihinden ibaret değil...

"Yeni" kavramı, neoliberal dönüşümün kendisini topluma anlatırken kullandığı en güçlü ideolojik sembollerden biri haline geldi…

Neoliberalizmin en büyük başarısı, sadece ekonomi politikalarını değiştirmesi........

© OdaTV