Bakan'ın kafası: Soğuk Savaş ezberi... 'Kurtuluş' kavramının unutturulan anlamı
Milli Eğitim Bakanı’nın “Kurtuluş Savaşı deniyor; kimden kurtulduk” sorusu, kişisel bilgisizlik meselesi olarak görülemez. Bu soru, Türkiye’deki derin tarih bilinci aşınmasına işaret ediyor…
“Kurtuluş” kavramı, Soğuk Savaş yıllarında bilinçli biçimde kötü algılatıldı. Anti-emperyalizm, ulusal bağımsızlık, sömürgecilik karşıtlığı ve üçüncü dünya halklarının özgürlük mücadeleleri “sol jargon”, “Sovyet etkisi” ya da “ideolojik sapma” gibi gösterildi!
Böylece insanlık tarihinin en meşru kavramlarından “kurtuluş”, kuşkulu hale getirildi…
“Kurtuluş”, sadece bir işgal ordusunun ülkeden çıkarılması değildir. Bir milletin kendi geleceğini yeniden kendi ellerine almasıdır. Başkalarının çizdiği siyasal haritayı reddederek kendi devletini ve kendi egemenliğini yeniden inşa etmesidir…
Bu nedenle “Kurtuluş Savaşı” adı, Türkiye’yi dünya tarihindeki büyük bağımsızlık mücadeleleri ile aynı çizgiye yerleştirir:
Amerikan Bağımsızlık Savaşı nasıl yalnız İngiliz askerine karşı verilmediyse…
Cezayir, Vietnam, Irak ya da Hindistan örneklerinde “kurtuluş” nasıl yalnız askeri çatışmayı anlatmıyorsa…
Türkiye’de de Kurtuluş Savaşı yalnız cephelerden ibaret değildir...
Bakan’ın yanıldığı yer burasıdır:
Kurtuluş Savaşı, yalnız kime karşı kazanıldığını değil, dayatılan hangi düzenin yıkıldığını anlatır…
"Kurtuluş" kavramı, modern siyaset tarihinin ürünü. 18’inci ve 19’uncu yüzyıllarda devletler daha çok "bağımsızlık" kavramını kullandı.
Amerikan........
