Firaz’ın gözyaşlarına teselli: Defne geliyor ama kalıcı değil
ÇOK ÜZÜLMEYİN OLACAK…
Sosyal medyamız “Kızılcık Şerbeti” son bölümde yıkıldı. Firaz’ın gözyaşları izleyenleri kahretti. “Dizilerimizde romantik komedi soslu çiftlere az rastlanır. Dizi çifti bu havayı kullanıp hatta evlendirip devam ettirirse, çok iyi bir iş yapmış olur” diye en başında yazmıştım. Son bölümde İlhami Hoca, babasını alıp Nursema’yı istemeye gelmişlerdi. Firaz bu duruma kafayı takmış ve kafası iyi, söz kesme salon toplantısını basıyor… Ne olacak peki? Bir ipucu vereyim. 2 ya da bilemediniz 3 bölüm sonra olacakları bekleyin derim… Bu arada yeni bir karakter giriyor. Firaz’ın arkadaşı seramikçi. Otelde küçük bir dükkan açacak. Biraz Firaz ile takılabilir. Adı Defne. Ama içiniz rahat olsun, öyle uzun sürmeyecek… Firaz da haklı, o kadar gözyaşına bir teselli lazım.
BİR ZAMANLAR İSTANBUL; KALIPLAR İÇİNDE GÜZEL DÖNEM AYRINTILARI
Biri bitiyor, biri başlıyor…. Her ikisi de “dönem dizisi olduğu” iddiasında. Bitecek olan Star’ın “Sen Ağlama İstanbul”, diğeri TRT’de başlayan “Bir Zamanlar İstanbul”. “Siyasi bir derinlik” aradım ve bu konuda bir umut vardı. İran uyarlaması dizi. Orada Musaddık dönemi, burada 60 ile 70 arası ortaya karışık. Sonra ne oldu? Brezilya pembesine dönüverdi. Sıradan oyunculuk, sıradan hikaye… Diyeceksiniz, sanki reyting alanların hepsi de muhteşem. Biliyorum değiller. Ama bir eli tutar yanları oluyor kendi çaplarında. Dönem dizisi ile tek alakası kıyafetler, biraz da çevre… Kısacası beni bitiriyordu. Gelelim bizim TRT’deki İstanbul dizisine…
Kalıpların İçinde Bir Dizi
Ali, Edebiyat Fakültesi’nde okuyan bir genç. Bir münazara sırasında Seher ile tanışıyor. Seher’in babası polis müdürü ve mafya ile işbirliği yapıyor. Çete, Ali’nin ailesinin çalıştığı atölyeyi istiyor. Karşı durunca sahibi ve çalışanlar, saldırı düzenliyor ve dükkanın yaşlı ustası öldürülüyor. Babası da bir cinayete kurban giden Ali için yeni bir dönem başlıyor. O artık “haksızlıklara karşı mücadele veren bir modern Köroğlu”dur. Özetle bu… TRT dizilerinin bilinçaltı bazı kodları var. Bu dizide de onlar mevcut. Steril aile. Çorba kaynar, aile içinde en ufak bir sorun yoktur. Bazen izleyenin dikkatini çekmek için ufak tefek çomak sokulur. Bir de vatan millete faydalı olma hali. Bu dizimizde gençler Edebiyat Fakültesi’nde öğrenciler. Seher’in arkadaşları daha “şehirli”, Yonca Evcimik konserine giden tipler. Ali ve arkadaşları saz dinleyen, daha çok “ülkücü milliyetçi” cenaha yakın gibi duran gençlerimiz. Her ikisinin ortak yönü fazlaca “idealize edilmiş öğrenciler” olarak sunulması. Bir münazara var, Ali ve arkadaşları hazırlanıyorlar. Burada bir konuşma yapıyor Ali: “Kimimiz öğretmen, kimimiz akademisyen olacağız. Ama bizden sonraki nesillere bir şey söyleyeceğiz ve inandığımız şeyler uğruna belki de bir ömür harcayacağız. Dergiler çıkaracağız, geceler düzenleyeceğiz, belki daha büyük........
