menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Madencinin Maaşını Ödeyemeyen Şirket Madeni Güvenli Tutabiliyor mu?

24 0
13.08.2026

Ankara’da günlerdir ücret ve tazminatlarını almak için mücadele eden madencilerin eylemi, yalnızca ödenmeyen ücretlerin değil, çok daha hayati bir sorunun da tartışılmasını zorunlu kılıyor: İşçisinin aylarca maaşını ve tazminatını ödemekte zorlanan bir maden şirketi, aynı dönemde milyonlarca liralık maliyet gerektiren iş sağlığı ve güvenliği yatırımlarını eksiksiz yapabiliyor mu? Eğer işçinin alın terinin karşılığını ödemek için kaynak yoksa, yerin yüzlerce metre altında işçinin hayatını koruyacak kaynak gerçekten var mı?

Ankara’da günlerdir devam eden madenci eylemi, Türkiye’de çalışma hayatının kronikleşmiş bir sorununu yeniden görünür hale getirdi. Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işletmelerinde çalışan işçiler, ücret, tazminat ve diğer alacaklarının ödenmesi için Ankara’ya geldi. İşçilerin daha önce verilen ödeme sözlerinin tutulmadığını belirttiği eylemler sırasında polis müdahalesi ve gözaltılar yaşandı. Bugün ise holding sahibi Sabahattin Yıldız, işçilerin alacaklarının ödeneceğini açıkladı.

Fakat burada gazeteciliğin sorması gereken soru, “Maaşlar ne zaman ödenecek?” sorusuyla bitmiyor.

Asıl soru şu: Bir maden şirketi işçisinin ücretini aylarca ödeyemiyorsa, o madenin güvenli işletilmesi için gereken parayı nereden buluyor?

Maaş Yoksa Güvenlik Bütçesi Nerede?

Maden işletmeciliğinde iş güvenliği, üretimin yanında duran bir “ekstra harcama” değildir. Havalandırma, tahkimat, gaz ve toz ölçümleri, yangın güvenliği, acil durum sistemleri, kişisel koruyucu donanımlar, bakım ve periyodik kontroller, eğitim, kurtarma altyapısı ve deneyimli teknik personel; yeraltı madenciliğinin doğrudan yaşam güvenliğiyle ilgili temel unsurlarıdır.

Bunların önemli bir bölümü sürekli maliyet yaratır.

Dolayısıyla bir şirket “kredi bulamadık”, “öz kaynaklarımız yetmedi”, “gayrimenkul satıyoruz” diyorsa, bu açıklamanın yalnızca işçi alacakları bakımından değil, maden güvenliği bakımından da sorgulanması gerekir.

Çünkü şirketin finansman sıkıntısı yalnızca muhasebe bilançosunda duran bir rakam değildir. Finansman sıkıntısı üretim girdilerini, bakım-onarım harcamalarını, ekipman yenilemesini, teknik personel istihdamını ve iş güvenliği yatırımlarını da etkileyebilir.

Tam da bu nedenle kamuoyunun şu sorulara yanıt istemesi gerekir:

Şirketin iş sağlığı ve güvenliği bütçesi ne durumda?

Son bir yılda güvenlik ekipmanlarına ne kadar yatırım yapıldı?

Bakımı ve yenilenmesi gereken ekipmanların tamamının bakımı zamanında yapıldı mı?

Yeraltı ölçüm ve izleme sistemleri düzenli çalışıyor mu?

İş güvenliği için ayrılan kaynaklarda herhangi bir kısıntıya gidildi mi?

Bunlar yalnızca sendikaların değil, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın da cevaplaması gereken sorular.

Çünkü Madende “Tasarruf”un Bedeli Hayattır

Bir fabrikada üretim hattındaki bir makinenin bakımının ertelenmesi mali kayıp yaratabilir. Bir madende ise bazı güvenlik harcamalarının ertelenmesi insan hayatıyla ölçülebilecek sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle maden işletmelerinde finansal sorun........

© Nokta Haber Yorum