menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Fincanlık Durak

21 0
01.04.2026

“Hayatımı kahve kaşıklarıyla ölçtüm.” — T. S. Eliot

Kafeler insanların uğrak yerleridir. Ama bu cümle, gerçeğin sadece yüzeyidir. Çünkü insan bir kafeye oturmak için gitmez. Bazen evinden çıkar ama aslında hiçbir yere gitmez; kendine doğru yürür. Kapıdan içeri girdiğinde sipariş ettiği şey kahvedir, ama aradığı çoğu zaman bir masa değil, bir durma hâlidir.

Hayat, insana fark ettirmeden bir rol yükler. Koşmak zorundaymış gibi yaşarsın. Yetişmek zorundaymış gibi. Bir şeyleri kaçırıyormuşsun gibi… Ve çoğu zaman neyi kaçırdığını bile bilmeden.

Oysa insan en çok, duramadığında yorulur.

Belki de bu yüzden insan durmaktan korkar. Çünkü durmak sadece bedenin yavaşlaması değildir. Gürültü çekildiğinde, insan kendi sesiyle baş başa kalır. Ve insan, başkasının sesine tahammül edebilir de… kendi iç sesine her zaman katlanamaz.

İçeride birikenler, sessizlikte daha belirginleşir. Gün içinde üstünü örttüğün düşünceler, ertelediğin kararlar, adını koymaktan kaçtığın kırgınlıklar… Hepsi, sen durduğunda yerini bulur. Sanki hep oradalarmış gibi değil sen onları hep yarım bırakmışsın gibi.

Bu yüzden insan bazen koşmaya devam eder.........

© Nokta Haber Yorum