menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaşamımızı Tehdit Eden Zoonotik Hastalıklar Ve "Tek Sağlık" (one Health) Bağlantısı

12 0
05.07.2026

Prof. Dr. Gültekin YILDIZ

Giriş

İnsanlık tarihi boyunca virüsler, toplumları yıkıma uğratan ve demografik yapıları kökten değiştiren en dramatik pandemi etkenleri olmuşlardır. Zoonoz (zoonotik hastalık), omurgalı hayvanlardan insanlara bulaşabilen enfeksiyon hastalıklarına verilen genel isimdir. Virüsler, bakteriler, parazitler ve mantarlar gibi etkenlerle meydana gelebilir. Bulaşma doğrudan temas, enfekte hayvansal gıdalar (çiğ süt, az pişmiş et) veya keneler/sivrisinekler gibi taşıyıcılar aracılığıyla gerçekleşebilir.

Enfeksiyon Hastalıklar; Zoonotik Hastalıklar ve Zoonotik Olmayan Hastalıklar olarak ayrılır. Eski Zoonotik Enfeksiyonlar olarak Kuduz, Tüberküloz, Bruselloz, Şarbon / Antraks, Toksoplazmoz, Kist Hidatit, Teniyazis…vs görürüz.

Yeniçıkan Zoonotik Hastalıkları ise KKKA, Kuş Gribi, Hanta virüs Enfeksiyonu, Borreliyoz (Lyme Hastalığı), WNV(Batı Nil Virüsü ), MERS, Koronavirusdu.

YENİÇIKAN ENFEKSİYONLAR: Dünyada daha önce hiç görülmemiş, son 35-40 yıllık süreçte varlığı ve ekolojik/sosyoekonomik zararlı etkileri tanımlanmış salgın enfeksiyon hastalıklarıdır.

YENİÇIKAN’ ENFEKSİYONLAR: Yeni tanımlanmış veya değişikliğe uğrayarak yeni gelişen veya daha önce görülmüş fakat insidenste artış gösteren ya da coğrafik yayılımda artış eğiliminde olan, konak veya vektörsel genişleme gösteren patojenlerin yaptıkları hastalıklardır (Taştan, 2020).

Bir çok ülkede zoonotik hastalıklar birimleri kurulmuş, Veteriner Hekimler ve İnsan hekimleri ortaklaşa çalışmalar yürütmektedir.

Pandemi

Pandemi, yeni bir virüs veya bakteri gibi bulaşıcı bir hastalığın birden fazla ülkeye veya kıtaya yayılarak dünya genelinde eş zamanlı, çok geniş kitleleri etkilemesi durumudur. Bu küresel salgın durumu, bölgesel salgınlardan (epidemilerden) farklı olarak coğrafi sınırları aşar ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ilan edilir.

Mikroorganizmaların hastalık yapıcı etkilerinin henüz tam olarak anlaşılamadığı dönemlerden bu yana, küresel ölçekte kitlesel ölümlere yol açan salgınlar kaydedilmiştir.

Çiçek Hastalığı (Smallpox): Variola virüsünün yol açtığı ve son derece bulaşıcı olan bu insan hastalığı, 1980 yılında dünya genelinde eradike (yok edilmiş) ilan edilmeden önce, yalnızca 20. yüzyılda 300 ila 500 milyon insanın ölümüne neden olmuştur (Koplow, 2003).1918–1919 İspanyol Gribi Pandemisi: Dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte etmiş ve sadece 18 aylık bir süre zarfında 50 ila 100 milyon arasında insanın ölümüne yol açmıştır. Kara Ölüm (Veba) gibi tarihi salgınlardan bu yana görülen en agresif yayılımlardan biridir.HIV/AIDS Pandemisi: İlk vakalarının rapor edildiği 1981 yılından bu yana yaklaşık 36 milyon insanın hayatına mal olan HIV, günümüzde de küresel bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Sadece 2012 yılında 2 milyon yeni enfeksiyon vakası bildirilmiş ve aynı yıl 1.6 milyon insan yaşamını yitirmiştir.21. Yüzyılın İlk Pandemisi (2009 H1N1): Domuz kökenli yeni bir H1N1 influenza A suşu, hızla 213 ülkeye yayılarak yeni yüzyılın ilk küresel pandemi ilanına neden olmuştur.

Son yarım yüzyılda ortaya çıkan Nipah (Malezya), Hendra (Avustralya), Hantavirüs (ABD), Ebola (Afrika), SARS ve MERS (Orta Doğu) gibi viral etkenlerin tamamının ortak özelliği hayvan kökenli (zoonotik) olmalarıdır. Bu durum, mikrobiyal tehditlerin insan egemenliği ya da ulusal sınırlar tanımadığını, insanlık ile mikroplar arasındaki rekabetin ekolojik bir denge çerçevesinde incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

2. Zoonotik Hastalıkların Ekolojisi ve Epidemiyolojisi

1940 ile 2004 yılları arasında insan popülasyonunda ilk kez ortaya çıkan veya yeniden önem kazanan 335 enfeksiyöz hastalığın epidemiyolojik analizi (Jones ve ark., 2008), bu hastalıkların yaklaşık üçte ikisinin (`'tan fazlasının) yaban hayatı kaynaklı olduğunu göstermektedir.

Zoonotik patojenler iki ana grupta incelenmektedir:

Yeni Ortaya Çıkanlar: Daha önce bilinmeyen veya yeni bir konakçı türüne adapte olan patojenler.Yeniden Önem Kazananlar: Geçmişte belirli bir coğrafyada kontrol altına alınmış ancak ilaç direnci, mutasyon veya coğrafi genişleme nedeniyle yeni lokasyonlarda tekrar hortlayan patojenler.

Ekolojik İtici Güçler

İnsan nüfusunun geometrik artışı ve buna bağlı olarak şekillenen küresel trendler, virüslerin yaban hayatından evcil hayvanlara ve insanlara sıçrama (spillover) riskini dramatik şekilde artırmaktadır:

Endüstriyel Hayvancılığın Yoğunlaşması: Özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de (örneğin Kuzeydoğu Çin'de 1.450 km²'lik devasa gıda-hayvancılık bölgeleri) evcil ve yabanıl türlerin bir arada veya çok yüksek yoğunlukta barındırılması, virüsler için devasa birer replikasyon ve mutasyon havuzu oluşturmaktadır.Ulaşım ve Küresel Ticaret Ağları: Modern havacılık ağları, virüslerin inkübasyon (kuluçka) sürelerinden daha kısa bir sürede kıtalararası taşınmasını sağlamaktadır. Bu durum epidemiyolojide "bağlantı heyelanı" olarak adlandırılmakta, yerel bir salgının saatler içinde küresel bir tehdide dönüşmesine yol açmaktadır.Yaban Hayatı Habitatlarının Tahribi: Ormansızlaşma ve kentleşme, yaban hayatı ile insan/evcil hayvan temas ara yüzünü genişletmektedir.

3. Rezervuar Konakçılar: Yaban Hayatı ve Bulaş Kanalları

Zoonotik viral patojenlerin doğadaki sürdürülebilirliğinde yarasalar (bats) ve yabani su kuşları birincil rezervuar konakçılar olarak öne çıkmaktadır. Uçma yetenekleri sayesinde bu canlılar, patojenleri çok uzak coğrafyalara ve yeni konakçılara taşıma kapasitesine sahiptir.

Yarasaların İmmünolojik Ayrıcalığı ve Rezervuar Rolü

Yarasalar dünyadaki memeli türlerinin yaklaşık dörtte birini (%) oluşturur (1.200'den fazla tür). Yarasalar; Kuduz, Hendra, Nipah, Ebola, Marburg, SARS ve MERS-CoV dahil olmak üzere 60'tan fazla virüsün doğadaki taşıyıcısıdır.

Klinik Semptom Göstermeme: Yarasalar bu öldürücü virüsleri bünyelerinde barındırmalarına rağmen kendilerinde klinik hastalık şekillenmez.İmmünolojik Quiescence (Durgunluk): Kış uykusu (hibernasyon) döneminde yarasaların bağışıklık sistemi baskılanır. Uyanma döneminde ise immün sistemin patojene hiper-reaksiyon göstermesi virüs saçılımını tetikler.Mekansal ve Zamansal Ayrım: Örneğin Uganda'daki Marburg virüsü çalışmalarında, mağaralardaki meyve yarasalarının üreme dönemlerinde (yılda iki kez) viral saçılımın zirve yaptığı ve insanlara yönelik spilover (sıçrama) vakalarının 'ünün bu dönemlerde gerçekleştirdiği belirlenmiştir.

Kanallar ve Ara Konakçılar

Çalı Eti Ticareti: HIV/AIDS pandemisinin şempanzelerden insanlara avcılık ve çalı eti ticareti yoluyla geçtiği bilinmektedir. İsviçre gibi küçük ülkelere bile yılda ortalama 10 ton yasa dışı çalı eti sokulmaktadır. ABD sınırlarında el konulan çalı etlerinde çok sayıda yeni retrovirüs ve herpesvirüs tespit edilmiştir.Tersine Zoonoz: İnsan patojenleri de büyük maymunlara bulaşabilmektedir. Jane Goodall'ın Gombe gözlemlerinde insanlardaki çocuk felci (polio) salgınıyla eş zamanlı olarak şempanzelerde gevşek felç vakaları görülmüştür. Ayrıca insan solunum sinsityal virüsü (RSV) ve metapneumovirüs nedeniyle goril popülasyonlarında ciddi ölümler kaydedilmiştir.Yem........

© ngazete