Faizden herkes payına düşeni alıyor
Faiz, Türkiye’nin en büyük dertlerinden biri haline geldi. 24 Ocak kararlarıyla faizlerin serbest bırakılmasından sonra sık sık yüksek faizin gölgesinde yaşamak zorunda kaldık. O günden bu yana da paradan para kazanmak, her zaman üretimden çok cazip oldu.
Banker krizini yaşadık, 2001 krizini atlattık, 2008 krizi teğet geçti derken bu tablo hiç değişmedi. Bugün de servet sahipleri, yerlisiyle yabancısıyla elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan yüksek faizlerden kâr ediyor, servetlerini büyütüyor. Bankalar, finans kuruluşları da faizlerden, komisyonlardan trilyonlarca liralık gelir elde ediyor. Yabancı parasını TL’ye çevirip faiz hesabına koyuyor. Zahmetsizce kazanıyor. Sonra da tekrar dövize çevirip ülkesine dönüyor. Devlet tahvillerine para yatıranlar riske girmeden yüksek faiz alıyor.
Bu sistemi sözde faize karşı olan AKP’nin uyguladığı politikalar yarattı.
Olan biteni anlamak için sadece bütçeye bakmak bile yeterli. Maliye’nin faiz ödemeleri artık dikiş tutmuyor. Hesap 2.5 trilyon liraydı, şimdi faiz ödemelerinin 2.8 trilyon liraya ulaşacağı tahmin ediliyor.
Bütçede 18.9 trilyon lira öngörülen giderler yıl........
