Hukuku unuttuk vicdanımız da mı gitti?
Sovyet lider Stalin’e atfedilen bir söz var:
“Bir kişinin ölümü trajedidir, milyonların ölümü ise istatistiktir.”
Bu cümle, aslında savaşların yarattığı kitlesel kıyımları zihnimizde hafifletmek, sadece bir istatistiğe dönüştürmek isteyen bakış açısının en güzel özetidir.
Gazze’de çoğu çocuk ve kadın, 70 bin insan öldü ve dünyanın müesses nizamı bu trajedinin haber bültenlerine sadece bir istatistik olarak yansımasını ve insanların da bu rakamı bir istatistik olarak okumasını sağladı.
Oysa o istatistiğin arkasında 70 bin can, 70 bin hikâye, yüzbinlerce acılı insan ve katliamcı faşist bir devlet var.
Bir gazeteci olarak da bir insan olarak da hep bu toptancı bakış açısını reddettim.
Etkilerini zihnimde yıkmaya çalıştım.
O insanların tek tek hikayelerini bulup, her bir hikâyenin kendi içinde bir ağırlığı olduğunu ortaya çıkarmak istedim.
Bunu sadece trajedi ve ölüm haberlerinde değil, hayatın her alına uyguladım.
Hatta o sözü kendimce şöyle uyarladım:
“Bir kişinin uğradığı haksızlık trajedi, yüzlerce insanın uğradığı haksızlık istatistik.”
Şimdi gelin size güncel ve içimizden bir örnek vereyim:
Ankara’da yapılacak NATO toplantısı öncesinde devletimiz “Protesto eylemi yapma potansiyeli taşıyan” Ankaralılara operasyon düzenledi.
Biz gazeteciler de bu operasyonun haberlerini verirken hep istatistiklere odaklandık.
241 kişi gözaltına alındı...
178 kişi tutuklandı...
O 241 kişinin her birinin bir hayatının olduğu, 178 kişinin her birinin bir hikayesi olduğunu düşünmedik dahi...
Şimdi operasyon haberlerindeki istatistik arasında kaybolmuş trajik bir insan hikayesine dikkatinizi........
