menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İSLAMLAŞMANIN ÖNÜNDE KİMLER DURUYOR?

52 0
02.09.2026

İSLAMLAŞMANIN ÖNÜNDE KİMLER DURUYOR?

Halk arasında nesilden nesile aktarılan, adeta toplumsal bir refleks hâline gelmiş genel geçer bir söylem vardır: “Hacılar hocalar insanı dinden soğutuyor” cümlesi, dindarlıkla ilgili yaşanan her türlü krizin faturasını peşinen belirli şahıslara ve zümrelere keser. Tabi biraz daha derinlemesine, sosyolojik ve eleştirel bir gözle bakıldığında, bu söylemi en yüksek sesle sahiplenip dillerinden düşürmeyenlerin, aslında özünde dinle, imanla, hacıyla hocayla da yakından uzaktan pek alakalarının olmadığı görülür. Hayat tarzları ve dünya görüşleri itibarıyla dini değerlerle bağı bulunmayan çevrelerin, iş eleştiriye geldiğinde en hassas dindar kesilmesi, üzerinde ayrıca düşünülmesi gereken psikolojik bir aldatmacadır.

Dahası, bu söylemin iç tutarsızlığı çarpıcı bir çelişkiyi barındırır: Hacıya hocaya bakıp dinden soğuduğunu iddia edenler, ne hikmetse kapitalist sistemin hak yiyici, sömürü düzenini besleyen sermaye sahibi patronlarına bakıp asla paradan ya da servetten soğumamaktadırlar. Sermayenin cazibesi, onu temsil edenlerin ahlaksızlığından bağımsız olarak insanları cezbetmeye devam ederken, söz konusu din olduğunda en küçük bir kişisel kusur anında bütün bir inanç sistemine mal edilmektedir. Bu durum, dini yozlaştırmak veya kitlelerin gözünden düşürmek için bilinçli ya da bilinçsiz üretilen algı operasyonlarının bir parçasıdır.

Halkın dinden, İslam’ın özünden uzaklaşmasının faturası, tarihi ve aktüel süreçlerde sürekli olarak İslami cemaatlere, tarikatlara, mezheplere ve dinin farklı yorumlarına kesilir. Kabul edilen yaygın kanaate göre, milletin İslamlaşmasının önünde duranlar her zaman dini doğru temsil etmediği iddia edilen bu yapılanmalar ve şahıslardır. Bu eleştiri sahipleri bir yandan sürekli dini yapıları suçlarken, diğer yandan kimse de çıkıp, “O hâlde İslam’ı en iyi ve en doğru biçimde temsil etmeye ben........

© Mir'at Haber