AİLEDE LÜKS ÇIKMAZI VE NEBEVÎ KRİZ YÖNETİMİ: BAL ŞERBETİNDEN BUGÜNÜN TÜKETİM ÇILGINLIĞINA
AİLEDE LÜKS ÇIKMAZI VE NEBEVÎ KRİZ YÖNETİMİ: BAL ŞERBETİNDEN BUGÜNÜN TÜKETİM ÇILGINLIĞINA
Asr-ı saadet, insanlığa sadece inanç ve ibadet esaslarını değil; aynı zamanda insanın nefsanî zaaflarından aile içi krizlerin çözümüne kadar hayatın her alanında sarsılmaz ölçüler miras bırakmıştır. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) mübarek zevceleri ile yaşadığı, vahiyle tescillenen ve Kur’ân-ı Kerim’in âyetlerine yansıyan bazı olaylar, asırlar ötesinden bugünün modern ailelerine ışık tutan müthiş hikmetler barındırır. Bugün, tüketim çılgınlığının, gösteriş merakının ve bitmek bilmeyen dünyevî taleplerin aile kurumunu temelinden sarstığı bir çağda, Peygamber ocağında yaşanan bal şerbeti ve îlâ hadisesi, adeta kulak verilmesi gereken nebevî bir reçetedir.
Peygamber Ocağında Aile İçi Bal Şerbeti Sorunu ve Îlâ (Geri Çekilme) Krizi
Olayın arka plânında son derece insanî, hatta naif bir ailevî tablo yatar. Hz. Peygamber (s.a.v.), balı çok seven ve hanımlarının hatırını gözetmeyi ilke edinen bir eşti. Hz. Zeynep bint-i Cahş’ın evinde kendisine ikram edilen bal şerbetini içtiğinde, diğer bazı eşleri arasında tatlı bir rekabet ve kıskançlık zuhur etmişti. Efendimizin bal kokulu ikram sebebiyle o odada mutat vakitten biraz daha fazla kalması, eşleri arasında zarif bir naz ve sitem vesilesi olmuş; hatta ağzından güya hafif bir koku geldiğini söyleyerek, onu, bu tatlı gıdadan nazikçe uzaklaştırmak istemişlerdi.
İnsanî bir hassasiyetle, hanımlarının gönlünü hoşnut etmek ve aralarındaki huzursuzluğu dindirmek isteyen Resûl-i Ekrem, bir daha asla bal şerbeti içmeyeceğine dair söz vermiş ve yemin etmiştir. İslâm hukukunda kişinin helal olan bir gıdayı kendine yasaklaması “yemin (tahrîm)” olarak adlandırılır. Nitekim Hz. Peygamber’in helal gıdayı kendine yasak koyması üzerine Tahrîm Suresi nâzil olmuş ve hemen ilk âyetle ilahî uyarı gelmiştir: “Ey Peygamber! Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi, eşlerinin hoşnutluğunu arzusuyla niçin kendine haram kılıyorsun? Allah çok bağışlayandır, merhamet edendir.” Bu âyet, peygamber şahsında tüm ümmete; kimsenin, kendi nefsî tasarrufuyla Allah’ın helal kıldığı temiz rızıkları daraltma veya haram kılma yetkisine sahip olmadığını hatırlatmıştır.
Peygamberimizin eşlerin dünyevî talepleri karşısında hüzünlenip onlara bir ay boyunca yaklaşmamaya yemin ederek, mescitte inzivaya çekilmesi ise fıkıhta “îlâ” olarak bilinir.........
