menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KAPIYI ŞİDDETLE ÇALAN FELÂKET

26 0
15.05.2026

KAPIYI ŞİDDETLE ÇALAN FELÂKET

Kari’a Sûresi, resmî dizilişe göre 101, iniş sırasına göre 30. sûredir ve 11 âyetten meydana gelmiştir. Mekkî karakterli olan ve Kureyş Sûresi’nden sonra inen bu sûre adını ilk âyetinde geçen “kari’a” kelimesinden almıştır. Sûrede kıyâmet günü ve sonrasındaki âhiret hayatına ait olaylardan bahsedilmektedir. “Kari’a” kelimesi “çok şiddetle vuran, çok şiddetle yüklenen şeyler, insânlara şok yaşatan ciddî felâketler” anlamına gelmektedir. Ama âyetteki anlam yüklenmesiyle kapıyı şiddetle çalan felâket yâni kıyâmetin kopuşu ve bu kopuştaki çarpmayı, vuruşu, sesi ifâde etmektedir. Bu kelime Kur’ân’da Ra’d/31 ve Hakka/4. âyetlerinde de geçmekte ve “beklenmedik anî bir felâket” anlamında kullanılmaktadır.

Kari’a/1. âyeti, diğer kıyâmeti tasvir eden âyetlerin de bir özelliği olarak “faile” değil “fiile” vurgu yaparak başlamaktadır: “El Kari’a/korkunç patlama/ses, anî felâket”[1] Bunun anlamı, bu felâketin “kim yaptı?” sorusuna bile zaman bulamadan gelmesidir. Anlaşılıyor ki, bu anî vuruş/çarpış aynı zamanda “Son Saat”in de gelip çatmasının habercisidir. Başka bir âyetin tanımlamasıyla “yerin başka bir yere, göğün başka bir güne dönüştürüleceği”[2] andır. Bu anî felâket, tüm evreni içine alacak olan toplu ve kökten değişimin başlangıcına işâret etmektedir.

Kari’a/2. âyet bu şiddetli vuruş/sesten sonra şu soruyu sormaktadır: “Nedir o kapı çalan?” veya başka bir çeviri ile “Ne korkunçtur apansız (gelen) belâ!”[3] Dikkat edilirse bu âyette “Kari’a” kelimesi ikinci defa tekrarlanmakta ve nasıllığından çok gelecek bu olayın/felâketin şiddetini dinleyenlerin zihinlerinde/gönüllerinde merak ve korku ile canlı tutmaya çalışmaktadır. Aynı zamanda Kur’ân’a özgü bu edebî üslûp, bilinmezliğin acizliğine vurgu yapmakta, özünü anlatmasa da bunun insânın idrâk ve hayal gücünün ötesinde bir felâket olduğunu muhatabına derinden hissettirmektedir.

Bu iki âyetten sonra kelâmın gücü Hz. Peygamber’e yöneltilmekte ve üçüncü kez “kari’a” ifâdesi........

© Mir'at Haber