menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KUR’AN’DA HADİS KELİMESİ VE KAVRAM OLARAK HADİS

9 0
20.05.2026

KUR’AN’DA HADİS KELİMESİ VE KAVRAM OLARAK HADİS  

Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Fakat zalimler kendilerine söylenenleri başka sözlerle (kavl ile) değiştirdiler. Bunun üzerine, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.” (Bekara 2/59. Bir benzeri: A’raf 7/161-162)

Kur’an, ‘hadis’ kelimesini daha çok söz-kelâm ve haber anlamında kullanıyor.

Zaten ‘hadis’ bu manalara gelir. Ayrıca; hikâye, rivâyet, konuşma, eser ve iz gibi anlamları da vardır.

Ya da araz olsun, cevher olsun, bir şeyin başta yok iken sonradan var olmasıdır. Bu kökten ‘ihdas’ ise; bir şeyi icat etmek, ortaya yeni bir şey koymaktır. Bunun tümleci mef’ûlü muhdes’tir. (el-Isfehâni, R. el-Müfredât, s: 158)

Hadis ilminde ‘kadim-önceki’ sözüyle Kur’an, ‘hâdis-sonraki’ sözüyle de Rasûlüllah’a nisbet edilen şeyler kastedilir.

Kur’an’da ‘hadis’ kelimesi söz, haber anlamıyla bir kaç yerde geçmektedir. Mesela;

“O hâlde onun (Kur’an) gibi bir söz (hadis) getirsinler.” (Tûr 52/34)

“Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze (hadise) inanırlar?” (Câsiye 45/6)

“Musa’nın haberi (hadisi) sana geldi mi?” (Tâhâ 20/9. Nâzi’ât 79/15) 

Hadis Usîlünde ‘hadis’ terim olarak sünnetin sözlü ifadesidir. Yani, söz (açıklama, konuşma ve beyanât), fiil, takrir, yaratılış ve huy olarak Hz. Muhammed’e izafe edilen (O’nun hakkında söylenilen) her şeydir. (Sâlih, Subhi. Ulûmu’l-Hadîs ve Mustalahahu, s: 5. Uğur, Mücteba. Hadis Terimleri Sözlüğü, s: 110)

Peygamber (sav) bizzat kendisi kendi sözü hakkında ‘hadis’ kelimesini kullandı. Bununla O âdete kendisine ait olanla olmayanı (Vahyi) birbirinden ayırt etmek istedi. Mesela;  

“Benim sözümü işiten, onu ezberleyip güzelce anlamını anlayıp sonra onu başkasına duyuranın Allah yüzünü ak etsin. Nice fıkıh (anlayış) yüklenenler vardır ki, onu kendisinden daha fâkih (daha anlayışlı) birisine aktarırlar.” (Ebû Dâvûd, İlim/10 no: 3660. İbni Mâce, Menasik/76 no : 3056. Bir benzeri: Darimî, Mukaddime/24 no : 233. Tirmizî, İlim/7 no : 2657 Hasen-sahih kaydıyla)

Âyetlerde ‘hadis-söz/haber’ kelimesi geçiyor diye, bunu terim anlamıyla alıp “bakınız Kur’an bile hadisleri reddediyor” noktasına varmak, Peygamber’den rivâyet edilen hadislerin ve haberlerin tümünü Allah’ın da reddettiğini iddia etmek, hepsine uydurma demek, hepsinin hükmünü olmadığını söylemek şüphesiz ilmi bir yaklaşım olmadığı gibi, iyi niyetle de bağdaşmaz. Bu, Kur’an’ı kendi kendi iç bütünlüğünde ve maksatlarını anlamak üzere bir okuma da değildir.

Nasıl olur,........

© Mir'at Haber