GÜZEL BİR KELİME (KELİMETÜN TAYYİBETÜN)
GÜZEL BİR KELİME (KELİMETÜN TAYYİBETÜN)
Allah (cc) şöyle buyuruyor:
“Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz (kelimetü’n tayyibe), güzel bir ağaç (şecerâtü’n-tayyibe) gibidir ki, onun kökü sâbit, dalı ise göktedir…
“(O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.” (İbrahim, 14/24-25)
‘Tayyibe’ kelimesinin aslı ‘tâ-be’ fiilidir. Bu da bir şeyin iyi, hoş, güzel, lezzetli, saf, arı-duru ve temiz olması demektir.
Mahşer Günü Hesaptan sonra cennetlikler Cennet’e gidince oranın bekçileri onları selâmla karşılarlar ve “tıbtüm-ne hoş yaptınız, ne iyi yaptınız, ne hoşsunuz, ne temizsiniz” derler. (Zümer 39/73)
Hz. Ali’nin rivâyetine göre Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
“Cennette bazı odalar vardır ki dışarıdan içerileri, içeriden dışarıları görünür.” Birisi: “Bunlar kimim içindir Ya Rasûlallah?” diye sordu. O da buyurdu ki: “Kelâmı güzel (tâbe), yemeği güzel, insanlar uyurken gece kalkıp namaz kılanlar içindir.” (Ahmed b. Hanbel, 1/195)
Bu kökten gelen ‘tûbâ’; hoş, en hoşa giden, mutlu eden, güzellik demektir. Bir âyette geçiyor. (Bkz: Ra’d 13/29)
Bu fiilin masdarı ‘tayyib-tayyibe’; duyu organlarının iyi, hoş, güzel, lezzetli, hoş kokulu, saf ve temiz bulduğu şeylerdir. Habîs’in-pis’in zıddıdır.
‘Tâbe’ fiili ve türevleri masdar, tekil, çoğul, eril ve dişil olarak Kur’an’da 45 defa yer almaktadır.
‘Tayyib’ kelimesi Kur’an’da bazı şeyleri niteliyor. Mesela;
sözün en güzelini (Hacc 22/24. Fâtır 35/10),
savaşlarda hak edilerek elde edilen ganimetleri (Enfâl 8/69),
teyemmüm yapmaya uygun toprağı (Nisâ 4/43. Mâide 5/6),
imanda samimi olanları (Âli İmran 3/179. Enfâl 8/37. Nahl 16/32),
temiz, güvenli beldeleri (A’raf 7/58),
imana uygun olanı (Mâide 5/100),
helâl olan malı (Nisâ 4/2) niteliyor.
Ümmü Seleme’nin (r.anhâ) anlattığına göre Peygamber (sav) sabah namazının arkasından şöyle dua ederdi. “Allahım senden faydalı ilim, kabul edilecek amel ve tayyip (güzel) rızık istiyorum.” (Ahmed b. Hanbel, 6/351)
‘Kelimetü’n-habîsetün’ün tersi ‘kelimetü’n-tayyibetün’dür. Yani güzel bir söz. Doğru söz, sağlam inanç, Kelime-i Tevhid (Şevkânî, Fethu’l-Kadîr s: 877), Şehâdet Kelimesi (İbni Manzur, Lisânu’l-Arab, 9/168) ya da peygamberlik, vahiy, âhiret ve Allah’ın bütün mesajları olarak.
Kelimetün tayyibetün-güzel bir söz, kaynağı, mesnedi olan, çıkış yeri ilâhî olduğu için de gücü olan güzel sözdür.
Güzel söz bir âyette daha........
