GARÎB OLAN İSLAM, GARÎBİ OLACAK MÜMİNLERİ BEKLİYOR
GARÎB OLAN İSLAM, GARÎBİ OLACAK MÜMİNLERİ BEKLİYOR
Geçen pazar, sabah namazını cemaatle kıldığım Emirgan Camiinde üzerime bir gariplik çöktü ve devam ediyor. Şükründen aciz olduğum maddî nimetler içinde yaşarken bu duyguyu sıkça yaşarım. İslam’ın garibi olmakla ve bunu dile getirmekle mutluluk duyuyorum.
Allah birdir. O’nun katında din tektir ve İslâm’dır. İslâm bütün peygamberlerin ortak tebliğidir. İslâm’ın Kıyamet Günü’ne kadar geçerli kılınan son ve mütekâmil şeklini tebliğ eden Hz. Muhammed (sav) dâhil bütün peygamberler çağrılarına tek başlarına başladılar.
İslâm bir dindi; aydınlatıcı bir inanç, dosdoğru bir yol, kapsamlı bir düzen, kuşatıcı bir rahmet ve şifaydı. Ne var ki ilk tebliğ dönemlerinde insanların büyük çoğunluğu onu böyle algılamadılar. Egemen güçlerin etkisiyle onu gelenekselleşmiş inanç ve yaşam istikrarını bozan, toplumun değer yargılarını olumsuz yönde sarsan, siyasî ve ekonomik yapıyı tehdit eden beşerî bir akım gibi gördüler. Peygamberleri ihtilalcilermiş gibi değerlendirdiler.
Bu sebepledir ki Peygamberlerin İslâm’a çağrılarının ilk yıllarında İslâmî imandan yüz çevirenlerin sayıları inananlara nispetle pek çoktu. Sosyal konumları da çok daha güçlüydü. Büyük çoğunluğu oluşturan bu güçlü ve etkili gruplar inkârla yetinmediler, alaya aldılar, dışladılar, îmanlarını sosyal hayata taşıyanlara işkence ettiler, nice nice cinayetler işlediler. Şehîd edilen peygamberler bile oldu.
Özetlersek İslâm her bir peygamberin döneminde garîb olarak başladı. Kendi tebliğ dönemini de içine alan bu genel gerçeği Aziz Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) şöyle açıkladılar:
“İslâm garîb başladı. Tebliğ edildiği ilk dönemlerdeki gibi garîb olacak. Onun garîblerine müjdeler olsun.” (1)
– Doğrusunu Allah bilir – Bu hadisleriyle peygamberimizin asıl amacı müminleri yaşadıkları coğrafyada İslâm’ın garibleşmesine sebebiyet vermemeleri hususunda uyarmak, kendilerini aşan nedenlerle garîbleştirildiğinde onun garîbi olmaya yüreklendirmek ve garîblerin ebedî mutluluğa ereceklerini müjdelemektir. İslâm Garîb Başladı
Değinildiği gibi İslâm garîb başladı. Onun garîbliği büyük çoğunluğun ona tavır almasıydı; kültürel, sosyal ve ekonomik alanların ona kapatılmasıydı. İnananlarının toplum düzenine aykırı bulunarak dışlanmasaydı, hakları ve özgürlüklerinin çiğnenerek baskılara ve bin bir çeşit şiddete mâruz bırakılmasaydı. Yüce Mevlamızın insanlık için hayat düzeni kıldığı ve hür iradelerle inanılıp yaşanması için ilâhî imtihan aracı eylediği İslâm’ın garîb başlaması bir kader sırrıydı ve tabiiydi. Tabii olmayan ona inananların çoğunluğu oluşturduğu........
