HASİDİK, CHABAD VE ÇENET
HASİDİK, CHABAD VE ÇENET
Bana kalırsa Çenet yanlış bir yerden başladı. Tek bir Hasidik toplum yok; ama tek bir Chabad var ve Chabad’ın bu coğrafyadaki merkezi İstanbul. Ta Brooklyn’e gitmeye gerek yoktu. Görsellik ve toplumsal aktiviteler açısından Brooklyn doğru bir seçim; ama bu işin kökeninde bu coğrafya var ve bugün bu kişiler, Türkiye üzerinden Karay ve Hazar politikasının merkezinde yer alıyorlar. Bir süreden beri KKTC’deki varlıkları da siyasi tartışmalara konu oluyor.
Ruhi Çenet, dünyada ve ABD kamuoyunda büyük ses getiren “Hasidik Yahudiler” belgeselini 27 Ağustos 2026’da yayınladı; ancak ana çekimlerini yayın tarihinden yaklaşık on ay önce, Ekim 2025’te gerçekleştirmişti. Çekimler, New York Brooklyn’deki bu kapalı cemaatin yaşam alanlarında, sinagoglarında ve mahallelerinde aralıksız 48 saat geçirilerek tamamlandı.
New York Brooklyn’deki Chabad-Lubavitch genel merkez sinagogunun altındaki kaçak tünellerin ortaya çıkması üzerine yaşanan polis baskını ve arbede ise 8 Ocak 2024’te gerçekleşmişti.
Chabad’ın İstanbul Ayağı
ABD asıllı, İsrail doğumlu Haham Mendy Chitrik, 2001’de İstanbul’u ziyaret etti; gelen teklif üzerine Aşkenaz cemaatinin hahamlığını kabul ederek 2003’te kalıcı olarak İstanbul’a yerleşti. İlk gelişinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’di ve vatandaşlık için girişimi o dönemde başlattı. 2003’te, Abdullah Gül’ün başbakanlığı döneminde haham seçildi ve Türk vatandaşı olarak İstanbul’a yerleşti.
Aslında Siyonistlerin Türkiye coğrafyasındaki örgütlenmesinin tarihi çok daha eskiye dayanır. Çanakkale’de İngiliz kuvvetleri içinde savaşan bir Siyon Katır Müfrezesi (Zion Mule Corps) vardı; Yahudi gönüllülerden kurulu bu birlik cephede ikmal ve nakliye görevi üstlenmişti ve Siyonist askerî örgütlenmenin ilk nüvelerinden sayılır. Filistin topraklarının işgali sürecinde bu damarın payı büyüktür. Buna karşı direnişin sembol ismi ise, 1930’larda İngiliz mandasına ve Siyonist yerleşimciliğe karşı silahlı mücadele veren İzzeddin el-Kassam’dır; bugün Gazze’de süren savaşın kökleri o günlere uzanır. Kassam daha önce de Çanakkale’de İngilizlerin safındaki Siyon katır Birliğine karşı savaşmıştı. Daha sonra Gazze’de mücadelesini sürdürdü.
1920’den sonra İstanbul, Ankara ve İzmir’de ciddi bir Yahudi/Siyonist yapılanma görülür. 1933–1971 arasında Betar Türkiye adıyla faaliyet gösteren bir örgüt daha vardı. Betar Türkiye, İstanbul ve İzmir’de gençleri Siyonist ideolojiyle eğitti, İbranice öğretti ve İsrail’e göçü teşvik etti. Bugün ABD, İsrail ve Avrupa’da hâlâ Betar şubeleri var. Bazıları klasik gençlik eğitimi ve Siyonist faaliyet yürütüyor; bazıları (özellikle son yıllardaki Betar US gibi oluşumlar) daha militan, protestoculara doğrudan karşı çıkan, “özür dilemeyen Siyonist” bir çizgide duruyor.
2006’da Ankara’da ilginç bir buluşma daha oldu: The Glocal Forum’un Ankara sempozyumu ve örgütün resmî açılışı, 30 Haziran – 6 Temmuz 2006 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Açılışa devletin birinci protokolü de katıldı, sponsorluğunu ise Ankara Büyükşehir Belediyesi üstlendi. Hareketin kurucu başkanının, İsrail istihbaratının eski ikinci adamı David Kimche olduğu ileri sürülür.
KKTC, Taksim ve Chabad
Aslında Chabad ilk kez gündeme gelmiyordu. KKTC’de 14 yıldır, yani 2012’den bu yana varlığı tartışılıyor. İstanbul’da ise Taksim Camii Kültür Merkezi’nde yapılması planlanan, Türkiye Chabad lideri Haham Mendy Chitrik ile ilahiyatçı Prof. Dr. Nuh Arslantaş’ın konuşmacı olduğu “Yahudilik ve Yahudiler” semineri, tepkiler üzerine iptal edilmişti; bu olay 27 Ağustos 2023’te yaşandı.
Biraz daha geriye gidelim. Erdoğan–Albayrak–Kushner görüşmesi Ankara’da 27 Şubat 2019’da; Trump–Albayrak görüşmesi ise Washington’da 15 Nisan 2019’da gerçekleşti. Kushner ailesinin Chabad’la yakınlığı biliniyor. BM 74. Genel Kurulu için New York’ta bulunan Erdoğan, 23 Eylül........
