DİN, BİLİM, KEHANET, MİTOLOJİ BİRBİRİNE KARIŞINCA
DİN, BİLİM, KEHANET, MİTOLOJİ BİRBİRİNE KARIŞINCA
İnsan olmadan mü’min olunmaz. Her insan da mü’min değildir. Ahlak temelli iman, iman temelli ahlak bizi eşref-i mahlûkat, ekmel-i mahlûkat, zübde-i kâinat yapar. Değilse o insan kılıklı mahluk “bel hüm edall” da olabilir; Şeytan’ın, domuzun ya da maymunun insan kılıklı formuna da dönüştürülebilir. İşte din, ahlak, gelenek ve biyolojik cinsiyetinden bağımsız, ins şeytanına dönüşmüş bu mahluk; “GENDER” diye tanımlanan bir GENOM’a, nesnelerarası iletişimin NESNE’sine, yani hiçbir şey olmayan bir şeye dönüştürülmek isteniyor.
Zaten onun beynine Neuralink denilen bir çip takıldıktan sonra biyonik bir robota dönüştürülecek, değil mi? Bu “yeni birey” bir kişi, şahıs ya da fert olmayacak. Yani kişilik sahibi, şahsiyet sahibi, münferiden karar verip irade ortaya koyan biri olmayacak. O, yapay zekâya entegre edilmiş otonom bir biyolojik robot olacak. Allah (cc) bu planın arkasındakileri, yalan söyleyerek insanları kandıran soyguncuları, vurguncuları kahretsin! O birilerine uyduk ve her şeyi birbirine karıştırdık. Bu, insanların “agnostik” hale getirilmesi için gerekli idi. Neye inanacağımızı şaşırmamız isteniyordu ve bu bir şekilde başarıldı. Bu şekilde atomize edildik; bu referanslardan birini öne çıkaranlar ötekilerle birbirlerini nötralize edecekler.
“Gerçek” ve “Hakikat”in dışında bir de “artırılmış sanal gerçeklik” var. Hakikat’in yerini “Epistemolojik Bakış” alıyor. Artık birçok kişi Kitab’ı anlamak yerine, onu yorumlamanın da ötesinde ona yeni anlamlar yükleyerek, tefsirden uzaklaşıp “te’vil”in sınırlarını zorlayarak dini, kişilerin ve toplumların hayatından çıkarmanın yollarını arıyor.
Bu görüşler size çok iddialı gelebilir. Aslında Transhümanizm, Neuralink, Nesnelerarası İletişim, Alçak İrtifa Uyduları, 5G, Yapay Zekâ Yapay Bilinç, din, ahlak ve gelenekten, biyolojik cinsiyetinden bağımsız BİREY’lerden oluşacak olan Human 2.0 bizim için ne ifade ediyor? GENDER, GENOM ne demek? NEOM ne anlama geliyor? Biyolojik insanın sonundan söz edenler ne demek istiyorlar? Bunların hepsi Global Resetçilerin iddiaları ve bunların çoğu Ankara’nın stratejik ajandası içinde yer alıyor. Tabii BM’nin, NATO’nun, AB’nin de ana ajandasını oluşturuyor. Ve bu Global Reset çetesi bilim, din, mitoloji, kehanet, ezoterizm gibi unsurları da kullanıyor. Bunlar tek merkezden hareket ediyorlar. Medya, STK, iş dünyası, siyaset ve akademi üzerinden; yasama, yürütme, yargı üzerinden geliyorlar. Güçlü fonlarla destekledikleri medyaları var, STK’ları var. Aslında bunlara topyekûn karşı koyacak kimse yok. Karşı çıkanlar mevzii kalıyor. Onlar da birbirlerine karşı söylemleriyle kendi kanatlarını nötr hale getiriyorlar. Hepsinin, kendine göre diğerine haklı eleştirileri var. Bu da onların ötekiler tarafından komplocu olarak suçlanmalarına sebep oluyor. Zaten bu global çetenin sosyal medya üzerindeki hâkimiyeti ile bu muhalif gruplar Fact-Checking ve Monitoring sistemleri üzerinden resetlenebiliyor, ya da yalancı, komplocu olarak etiketlenebiliyorlar.
Biz bu noktaya durduk yere gelmedik. Din ve ahlakla bağlarımız yavaş yavaş........
