menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zelenski'nin Gölge Savaşı: Ukrayna, İran ve Hazar'daki Büyük Hesaplaşma

15 0
29.07.2026

Görünmeyen Cephenin Sınırları

Siyonizm’in İran’a yönelik saldırıları inişli çıkışlı bir seyirde diğer bir ifade ile düşük yoğunluklu bir savaş şeklinde devam ediyor. Aslında tam da istedikleri bu gibi en azından ABD ara seçimlerine kadar… Süreç öyle bir hale geldi ki; artık ezber haline gelen Trump anlaşmaya yakınız cümlelerinin ardından, bir yeni ABD saldırısı, ardından bir durulma, ardından İsrail’in yeni bir kaosa yönelik hamlesi ve Trump’ın Netanyahu’ya küfrü döngüsü yaşanıyor. Bu döngü veya entegre denklem küresel siyasetin ana gündemini işgal etmeye devam ederken, gözlerden kaçan ama dünya dengelerini kökünden sarsabilecek çok kritik bir yeni hattın da şekillendiğini söylemek mümkün… O da Ukrayna'nın bu bölgesel krizi kendi varoluşsal savaşı haline çevirme/dönüştürme hamleleridir. Bu hamlelerin tamamı aslında tek bir cümlede özetlenebilir: Ukrayna kendini en başından beri yaptığı ancak sınırları içinde kalan Siyonizm’in vekilliği vazifesini yaşadığı sıkışıklıktan çıkmak için sınırlarının ötesine taşıyarak, İran’a saldırıyor. Zira Ukrayna’nın elinde artık sınırlarına sıkışmış bir savunma veya klasik bir cephe siyaseti yok. Elinde sahada test edilmiş bir savaş makinesi, büyüyen bir istihbarat diplomasisi kapasitesi ve küresel ölçekte bir "hizmet ihracı" modeli var. Daha net bir anlatım ile Zelenski kendi varlığını devam ettirmek için, elindeki imkânı sadece vekil olarak savaştığı Rusya’ya karşı değil, Siyonizm’in asıl mücadele noktası olan veya ona dönüşen İran’a yönelik de kullanmaya başladı. Buradaki esas başarısı, kendisini İsrail'in Güvenlik Kabinesi'nde bile konuşulan bir Ortadoğu aktörüne dönüştüren bu yeni aparat profilidir. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, tıpkı Katil Netanyahu'nun yaptığı gibi, Tahran'a karşı açılan küresel ve bölgesel cepheyi kendi savaşının doğal bir uzantısına dönüştürmenin yollarını arıyor. Başka bir anlatımla kendi bekasını sağlamak ve Siyonizm’in hedeflerine hizmet etmek için elinden gelini yapıyor. Bu stratejinin en dikkat çekici ve cüretkâr halkası ise 25 Temmuz 2026'da yaşandı: Kiev güçleri, Ukrayna topraklarından binlerce kilometre uzakta, Hazar Denizi'nde İran bağlantılı ticari gemileri ve askeri unsurları hedef aldı. Maksadının ne olduğu aşikâr, “Beni kullanın, ben ne derseniz yaparım” ifadesinin ötesinde, “Ben de sizdenimdir”.

Hazar'da Taşlar Yerinden Oynuyor

Bu saldırı soyut bir iddia veya diplomatik bir blöf değildir. Bizzat faili Ukrayna tarafında açık bir sahiplenmeyle tescillenmiştir. Yani böyle olaylarda kesin olarak Ukrayna yaptığı bilinse de inkâr edilip “bilmiyoruz, haberimiz yok” vesaire gibi geçiştirici ve doğrudan karşı bir cephe olunmasının önünü alıcı manevralar üretilir. Ancak buna bile ihtiyaç duyulmamıştır. Klasik devlet inkârlarının ötesinde Zelenski, Ukrayna kuvvetlerinin Hazar'da bir Rus savaş gemisiyle birlikte İran bağlantılı askeri kargo gemilerini de vurduğunu bizzat ilan etti. Ukrayna Güvenlik Servisi ise operasyonun detaylarını paylaşarak Portolya-2 ve Bege isimli gemilerin yanı sıra bölgedeki bir petrol platformunun ve bir füze hücum botunun........

© Milli Gazete