Bir ölçü de hicrettir
Hani senin hicretin nerede, haramları niçin bırakmadın, cahili olan, pek çok şeyi cahiliyete fersah fersah öte götürecek şekilde cahiliyetin içinde olduğun halde, neyse, sen nereye hicret ettin, Gerçek muhacir; Allah'ın yasaklarından hicret edendir, ben bu dini daha iyi yaşamam lazım diye, ben burada bu din için vardım, ben bu dini yaşayamadım diye, sen hangi beldeden beldeyi terk edebildin, ben bu bölgede, bu mahallede bu dini yaşayamıyorum deyip, hangi mahalleden hangisine geçtin ya da iyi niyetle bir vakfa girdin, ben hizmet edeceğim diye, bir de baktın ki; her gün her gün bir halt var, ben burada bir dakika bile durmayayım deyip ayrılabilir mi... Ha hicret deyince orada bir dakika bile durmayacaksın, terk edeceksin orayı, orayı bırakıp Allah için hizmet noktasında herhangi bir siyasi parti, herhangi bir vakıf, herhangi bir dernek, saf temiz bir şekilde yerini bulacaksın.
Dedin ki, burada din, iman Allah hiç alakası yok, ben buradan giderim, bitti işte bu izzettir, ha bunu yaptın mı yok.
Allah yolunda cihat etmektir. Allah yolunda cihat eden mücahitlerle birlikte olmak, Allah yolunda cihat eden mücahitlere ne yapabilirim derdiyle her şeyini ortaya koyabilmek, malınla mülkünle servetinle; lazım olduğu zaman canınla...
Ha ümmet, cemaat ümmet birliği, İslam birliği lügatinde yok. İşittim, itaat ettim noktasında zaten hiç ölçüsü yok, baştaki adam ne derse desin, hoca olsun, şeyh olsun, lider olsun, koca olsun, o ne demişse söz onundur, ondan sonra hiç........
