Milli duruş mu, siyasi horoz dövüşü mü?
Ülkemizin adeta bir ateş çemberinde olduğu, coğrafyamızın kan gölüne çevrildiği şu kritik günlerde; dışarıya karşı çelikten bir irade, sarsılmaz bir birlik ve milli bir duruş sergilememiz gerekirken, içeride şahit olduğumuz manzara tek kelimeyle talihsizliktir. Maalesef, milletçe beklediğimiz o "tek yürek" olma hali, siyasi hesaplara, üç beş oy uğruna yapılan popülizme kurban ediliyor.
Dünya devleri petrolü, silahı ve stratejik çıkarlarını bahane ederek Müslüman coğrafyasına zulmetmeye devam ediyor. Özellikle Siyonist yapı, kendi sapık ideolojisinden, o sözde "Arz-ı Mev'ud" hayallerinden bir santim sapmadan ilerlerken; bizim siyasetçilerimiz, iktidarıyla muhalefetiyle bir "horoz dövüşü"ne tutuşmuş durumda. Bir yanda iktidarın "ben yaptım oldu" dayatması, diğer yanda ana muhalefetin kısır çekişmeleri... Bu kayıkçı kavgasının kazananı kim? Elbette ne halkımız ne de huzurumuz. Kazanan, bizim mutsuzluğumuzdan beslenen emperyalist odaklar oluyor.
Yerel yönetimlerdeki duruma bakınca insanın vicdanı sızlıyor. İktidarın taraflı operasyonları, "bizden olanı........
