İzzet mi, zillet mi?
Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Bizler, Allah’ın kullarıyız. Bizler, bunun dışında bir şey değiliz. Batıl ilahların, yalancı önderlerin, sapık ideolojilerin, Siyonizm’in, şeytanın, Batı müktesebatının kulları, köleleri, ötekileştirdiği kimseler değiliz. Bizler, Darvin’in maymunları da değiliz. Biz, ne Yahudi’yiz ne de Hristiyan. Ne Budist’iz, ne de münafık, müşrik, fasık ve facir de değiliz. Kâfir ve ateist de olamayız. Dünyacı da olamayız. Biz, Allah bizi ne olarak yaratmış ise oyuz. Biz,mahlûk olarak insan, fıtrat olarak da Müslüman’ız. Biz, hakkın hâkim batılın zail olması için cihat eden vasat bir ümmetiz. Biz dünya hayatını iman ve cihat olarak görenlerdeniz. Bilelim ki Allah’tan başka ilah yoktur. Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilahlar bulunsaydı, yerin ve göğün nizamı kesinlikle bozulurdu. Kur’an; Allah kelamıdır ve insanlara Allah tarafından bir hidayet rehberi olarak gönderilmiştir. İslam; Allah’ın razı olduğu ve dünya ve ahiret saadetinin tek çaresi olan bir hayat nizamıdır. Müslüman, Allah ve Resulünün emirlerine teslim olmuş kimsedir. Bu emirlere teslim olmadan bir kimse, nasıl Müslüman olabilir ki! Müslüman Kur’an, Sünnet ve İslam ile izzet bulan kimsedir.
İstatistiklere göre yeryüzünde iki buçuk milyar Müslüman yaşamaktadır. Müslümanlar zengin kaynaklara, dinamik ve genç bir nüfusa sahip olmalarına rağmen bugün izzet içinde değil, zillet içinde yaşamaktadırlar. Niçin batıla inananlar üstün konumdalar da, İslam âlemi zillet ve yenilmişlik halindedir? Bu zahiri halin çeşitli sebepleri olmakla birlikte, gerçekte bu durumun iki nedeni vardır. Bunlardan birincisi İslam düşmanı inkârcıların, “Küfür tek bir millettir” esası gereği birlik ve ittifak halinde olmaları, Müslümanların ise, “İnananlar tek bir ümmettir” esasına rağmen tefrika içinde bulunmaları, dağınık halde olmaları ve........
