menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Direnç hermenötiği: Verilmiş anlamın içinden özgürleşmek

41 0
18.09.2026

İnsan dünyaya yalnızca biyolojik bir varlık olarak gelmez; aynı zamanda kendisini çoktan anlamlandırılmış bir dünyanın içinde bulur. Daha konuşmayı öğrenmeden bir dile, daha düşünmeye başlamadan bir kültüre, kendi varlığı üzerine karar verecek yaşa gelmeden bir ahlaka, dine, aile düzenine, cinsiyet anlayışına, toplumsal role ve siyasal kimliğe yerleştirilir. İnsan henüz kendisini kurmadan, onun adına birçok şey kurulmuştur. Ona kim olduğu, nereden geldiği, nasıl yaşaması gerektiği, neye inanacağı ve hangi sınırlar içinde kalacağı anlatılır. Bu bakımdan insanın ilk deneyimi özgürlükten önce verilmişliktir. Fakat insanı yalnızca verilmişliğin ürünü olarak düşünmek, onun en temel özelliğini gözden kaçırmaktır: İnsan kendisine verilmiş olanı tanımlayabilir, tarihselleştirebilir, yorumlayabilir ve tecrübeye dönüştürebilir.

Direnç hermenötiği tam da bu noktada ortaya çıkar. Hermenötik burada yalnızca metinleri anlamanın, sembolleri çözmenin veya geçmişi yorumlamanın yöntemi değildir. Hermenötik, insanın kendisine verilmiş anlamlarla kurduğu ilişkinin adıdır. İnsan kendisine söyleneni tekrar etmek zorunda değildir; kendisine aktarılan anlamı yeniden düşünebilir, onunla arasına mesafe koyabilir, onu dönüştürebilir ve gerektiğinde ona direnebilir. Direnç, bu nedenle öncelikle dışsal bir iktidara karşı gösterilen siyasal bir tepki değildir. Daha derinde direnç, insanın kendi üzerine geçirilmiş anlam örtüsünü sorgulama yeteneğidir.

İnsanın özgürlüğü tam da burada başlar. Özgürlük, hiçbir belirlenim altında olmamak değildir. Böyle bir insan zaten mümkün değildir. İnsan daima bir dilin, tarihin, bedenin, ilişkilerin ve kültürün içindedir. Özgürlük, belirlenmiş olmak ile belirlenmiş olanı yeniden tanımlayabilmek ve yorumlayabilmek arasındaki açıklıkta ortaya çıkar. İnsan kendisine verilmiş olanın içinde yaşarken onunla özdeşleşmek zorunda........

© Milat