menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üç cephe tek denklem

13 0
yesterday

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in bu hafta yaptığı uyarı, diplomatik nezaketin ardına gizlenmiş sıradan bir temenni değildi. “Orta Doğu kontrolden çıkıyor” ifadesi, aynı anda farklı coğrafyalarda büyüyen krizlerin artık birbirinden bağımsız okunamayacağını anlatıyordu. Gerçekten de yalnızca birkaç gün içinde yaşanan gelişmeler bu tespiti doğrular nitelikteydi. İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, polis koruması eşliğinde Mescid-i Aksa yerleşkesine tartışmalı bir ziyaret gerçekleştirdi; İran medyasında ABD’nin Sistan-Beluçistan bölgesine yönelik saldırılar düzenlediğine ilişkin haberler yer aldı; ABD basınında Trump yönetiminin İran’a yönelik geniş kapsamlı askerî seçenekleri değerlendirdiği öne sürüldü; Yemen’deki Husiler ise Kızıldeniz’de Suudi bağlantılı petrol taşımacılığını hedef alan saldırılar düzenledi.

Bunlar ilk bakışta birbirinden farklı haberler gibi görünse de, aslında aynı satranç tahtasında oynanan hamlelerdir. İşte bu nedenle yazının başlığı da bugünün jeopolitiğini tek cümlede özetliyor: Üç Cephe, Tek Denklem. Kudüs’teki statü tartışması, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki tırmanma ihtimali ve Kızıldeniz’deki enerji güvenliği krizi birbirinden kopuk başlıklar değil; aynı jeopolitik denklemin farklı cephelerdeki yansımalarıdır. Bugün Orta Doğu’da yaşananları anlamak isteyen herkesin olaylara tek tek değil, birbirini besleyen stratejik bir bütün olarak bakması gerekiyor.

Ankara’nın Mescid-i Aksa’daki son gelişmeye verdiği tepki ise yalnızca diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmadı; devletin farklı kurumlarının ortak bir refleks sergilediği görüldü. Dışişleri Bakanlığı, İsrailli Bakan Itamar Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa’ya İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında düzenlediği baskını en güçlü şekilde kınayarak, Kudüs’teki kutsal mekânların tarihî ve hukuki statüsünü hedef alan oldubitti girişimlerinin engellenmesinin uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yaşananları İslam âleminin kutsal değerlerine yönelik kasıtlı bir tahrik olarak nitelendirirken, İletişim Başkanı Burhanettin Duran bu tür tek taraflı adımların bölgesel gerilimi artırdığını ve kalıcı barış........

© Milat