menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fatih’in kalbinde bir zaman makinesi: Şekerci Han yeniden diriliyor

23 0
10.05.2026

Fahri Sarrafoğlu(İstanbul Seyyahı)

Yıllarca metruk halde çöken duvarlarıyla zamana direnen Şekerci Han, Fatih Belediyesi’nin başlattığı restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kalkıyor. Oysa burası sıradan bir konaklama hanı değil; gözleri görmeyen bir şeyhin tasavvuf sohbetleriyle dergâha dönüşen odaları, kapısına “burada sual sorulmaz” notunu asan Bediüzzaman’ın asi ruhu ve Neyzen Tevfik ile Mehmet Akif’in dostluğuna ev sahipliği yapmış bir hafıza mekânı…

TARİH İÇİNDE SAKLI BİR İSTANBUL HİKÂYESİ

Fatih’in İslambol Caddesi ile Malta Çarşısı Sokağı’nın kesişiminde bulunan Şekerci Han, İstanbul’un bilinmeyen kültür duraklarından biri olarak dikkat çekiyor. Uzun yıllardır kaderine terk edilen tarihi yapı için Fatih Belediyesi restorasyon çalışmalarını başlattı.İlk bakışta sıradan bir Osmanlı hanı gibi görünen yapı, aslında geçmişte tasavvuf sohbetlerinden edebiyat buluşmalarına, sanat tartışmalarından ilim meclislerine kadar pek çok önemli buluşmaya ev sahipliği yaptı.

GÖZLERİ GÖRMEYEN AMA HAKİKATİ GÖREN “ŞEYH”

Hanın ikinci büyük sırrı, Âmâlar Şeyhi Osman Kemâlî Efendi ile başlıyor. Dönemin karanlık siyasetinde, Şehzadebaşı’ndaki Âmâlar Medresesi lağvedilince, bu gözleri görmeyen ama gönül gözü adeta ışık saçan âlim, sığınacak yer olarak Şekerci Han’ı seçti. Onun odasında sabahlara kadar süren Ehl-i Beyt muhabbeti ve tasavvuf sohbetleri, hanı adeta bir dergâha çevirdi. Hanın avlusundaki kahvehane sadece bir içki mekânı değil; dönemin en büyük beyinlerinin “fikir atölyesi” haline geldi. Haber ajanslarının gözünden kaçan bu ayrıntı, buranın ne kadar “kutsal” ve “aykırı” bir buluşma noktası olduğunu gösteriyor.

BURADA SORU SORULMAZ AMA..

Şekerci Han’ı sadece bir yapı olmaktan çıkarıp yaşayan bir efsane yapan en önemli sima ise hiç şüphesiz Bediüzzaman Said Nursi’dir. 1907 yılında İstanbul’a ayak bastığında, bu şehrin........

© Milat