menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zamandan payımıza düşen

22 0
18.04.2026

İyi ve güzelin celladı yalnızca zaman mı? Onlardan mahrumiyet ve kötü manzaralara mahkûmiyetin tek suçlusu, “şu devir” mi?

Bugün bu sorulara cevap vermek isteyenlerin çoğu kere zamanı suçlu bulmayacaklarına kuşku yok. Zira insanın dönüşmesi için -Hz. Musa Aleyhisselam kıssasından mülhem- kırk gün kâfi ise, zamandan azade çözülüşün, zamanla hızını katladığına da kuşku yok.

Adanmak için canhıraş didindiğimiz o tevekkül ve teslimiyeti ne çabuk unuttuğumuzu düşünmeden edemiyor insan. Çünkü tevekkülü yaşayabilmenin tadını almışsanız ve dünyayı çekilir yapanın teslimiyet olduğunu bilmekteyseniz, inanmanın ve Yaradan'a şükrün en önemli delillerden olduğunu da kabullenmeniz gerekir... Onsuzluktan sakınmak en iyisidir.

Zira çile, huzurun, şükrün ve iki dünya saadetinin anahtarı değil miydi? Efendimiz (s.a.v.) ile saadete erenler arasında İslâm'ın ilk şehitleri, ilk mazlumları, ambargo altında ilk ezilenleri, ilk iftiraya uğrayanları, ilk açları ve mahrumları vardı. Asırlar boyunca tekrar tekrar mahsun, mazlum ve perişan oldu ümmet. Elbette dünya diliyle, dünya gözüyle öyleydiler ki, ahir ömür için övülmüş ve müjdelenmiş birer kahramandılar.

Dünya gözünün saadetli saydıkları da yaşadı İslâm coğrafyasında. Aslında onların da ardında çilekeş bir zümrenin hatırası........

© Milat