“Her şey halk için halk bizim için”
Rüşvet, kumar, uyuşturucu, fuhuş, darbe ve terör atbaşı…
Görevini, unvanını, dinini, diyanetini, bedenini satanlar kurumlaşma yolunda bir hayli mesafe almaktalar.
Adnan Hocacılar…
IBANCILAR…
Esad rejiminin seneyi devriyesinde uzlaşıcıları da defolup gittiler.
Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge idealine doğru büyük mesafeler katedilmekte.
Suriye’de SDG terör örgütünün hamileri Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle büyük bir hezimete uğratıldı.
24 Ağustos 2016’da başlatılan Fırat Kalkanı Suriye Ordusunun Fırat nehrinin doğusu ve batısında başlattığı süpürme harekatı ile neticelendirildi.
İsrail’in “terör koridoru paçavraya çevrildi. Türkiye’deki Siyonist etki ajanlarının hevesleri de kursaklarında kaldı.
Terörden nemalanan iktisadi ve siyasi mahfiller bundan sonra da elbette boş durmayacaklar. Fitne çıkarmaya, fitne kazanını harlamaya devam edecekler. Ama insanlık her zaman kazanmaya devam edecek.
Zalim ve mazlum mücadelesi sürecek. Sulh için daima cenge hazır olmak gerektiği şuuruyla hareket edilmesi şartıyla.
Türkiye’nin huzuru bölgenin huzuruna bağlıdır.
Şam, Bağdat, Tahran, Bakü, Kudüs, Bingazi, Bosna, huzurlu ise Türkiye de huzurludur.
Terör olaylarının, ekonomik ve siyasi krizlerin aynı anda bölgede........
