Recep Karagöz yazdı | Ahmed eş-Şara ve yeni Ortadoğu düzeni: Aktör mü, enstrüman mı?
Siyasette “değişim” kavramı, belki de en hızlı içeriksizleştirilen kelimelerden biridir. Bir liderin dili yumuşadığında, bir hareketin vitrini yenilendiğinde ya da uluslararası temaslar arttığında, derinlikli bir muhasebeye gerek duyulmadan “dönüşüm” anlatıları kolaylıkla dolaşıma sokuluyor. Son dönemde Ahmed eş-Şara etrafında kurulan söylem de bu kolaycılığın tipik bir örneği: Cihadi selefilikten kopmuş, isyandan devlete evrilmiş, bölgeyle ve dünya ile konuşabilen yeni bir lider…
Oysa asıl sorulması gereken soru şudur: Bu gerçekten sahici bir siyasal ve ahlaki dönüşüm müdür, yoksa yeni koşullara uyarlanmış bir rol değişimi mi?
Ahmed eş-Şara’nın siyasal serüveni, ABD’nin Irak işgali sonrasında kurulan bölgesel mimariden bağımsız ele alınamaz. Irak zindanları yalnızca radikal unsurların izole edildiği güvenlik mekânları değildi; aynı zamanda yeni aktör tiplerinin şekillendiği, sınandığı ve belirli sınırlar içinde yeniden konumlandırıldığı siyasal alanlardı. Bugün Irak ve Suriye sahasında öne çıkan pek çok figürün benzer tecrübelerden geçmiş olması tesadüf değildir.........
