menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Önder Özden yazdı: Küfrün dili ve konuşmanın riski

30 0
14.02.2026

Son güncelleme: 14 Şubat 2026 -

Önder Özden yazdı: Küfrün dili ve konuşmanın riski

14 Şubat 2026 Cumartesi

İlk bakışta konuşmak yalnızca bir araç gibi görünür. Muhatabımızla konuşmak, bilgi aktarmak ya da fikir alışverişi yapmak için elimizde dilden daha etkili bir araç yok. Konuşuruz; çünkü bir başkasıyla temas kurmak veya kendimizden bir şeyi karşı tarafa iletmek isteriz. Bu gündelik anlamda dil neredeyse masum görünür: zihinler arasında kurulan nötr bir köprü, basit bir aktarım aracı.

Oysa dil, en basit hâlinde bile bundan çok daha derin bir bağı imler. Konuşmak yalnızca teknik bir iletişim eylemi değildir. Aynı zamanda varoluşsal bir eylemdir. Tam anlamıyla dil, konuşanın varlığını riske atar. Konuşanın samimiyetini, dürüstlüğünü, doğruluğunu riske atar. Çünkü ne zaman konuşsak, sadece bir şey söylemiş olmayız; aynı zamanda, ister isteyelim ister istemeyelim, bir tür yemin etmiş oluruz.

Her söz bir tür yemindir. Her cümle, küçük ama ciddi bir kendini açma hâlidir. Konuştuğumda yalnızca dünya hakkında bir şey söylemem; aynı zamanda kendim hakkında da bir şey söylerim. Kendi samimiyetimi ortaya koyarım. Kendimi sözümle birlikte riske atarım.

En sıradan hâliyle “bugün yağmur yağıyor” dediğimde, örneğin, yalnızca havanı durumuna ilişkin bir şey söylemiş olmam. Aynı zamanda şunu da söylemiş olurum: Bunu görüyorum, buna inanıyorum ve bu inancımın arkasında durmaya hazırım. Yağmurun yağdığını iddia eden benim. Bu iddianın sorumluluğunu alan benim. Başka bir deyişle, en sıradan cümle bile örtük bir beyan taşır: “Söylediğim şeyin doğru olduğuna inanıyorum.”

Dolayısıyla böyle bir cümle kurduğumda sadece dünyayı betimlemem; dünyayla olan ilişkimi de açığa vururum. Bunu içtenlikle doğru bulduğumu gösteririm. İnancımı ötekine sunarım. Bir bakıma, ötekinden bana güvenmesini beklerim.

İşte bu yüzden dil asla nötr değildir. Her zaman bir risk taşır. Konuştuğumuz her anda, inancımız —daha doğrusu, söylediğimiz şeyle inandığımız şey arasındaki bağa olan inancımız— tehlikededir. Konuşmak, her zaman, kendini bir başkasının önünde riske etmek demektir. Samimiyetini, dürüstlüğünü, doğruluğunu sahneye koymak demektir.

Bu anlamda dil her zaman bir tekliftir. İnancımı ötekine teklif eder. Samimiyetimi ötekinin yargısına açar. Sadakatime —ya da sadakatsizliğime— tanıklık eder. Konuşmak, söylenenin doğruluğuna inanmak ve bunun sonuçlarına katlanmaya, hesabını vermeye hazır olmaktır.

Konuşmakla inanmak arasındaki bu bağ koptuğunda, dil artık bu inanç edimini taşıyamaz hâle gelir. Sözlere güven kalmaz. Söylenenle inanılan şey birbirinden ayrılır. Bu bağı ayakta tutması gereken normlar çalışmaz hâle gelir.

Böyle bir durumda dilin doğası değişmeye başlar. Konuşmak artık bir yemin gibi hissettirmez. Bir risk gibi hissettirmez. Kendini ortaya koyma gibi hissettirmez. Bunun yerine boş, mekanik ya da hatta alaycı bir şeye dönüşür. Kelimeler dolaşımda kalır, ama inanç dolaşımda değildir. Cümleler kurulur, ama samimiyet artık varsayılmaz. Söz ile inanç arasındaki bağ gevşer —ya da tamamen kopar.

Bu noktada dil, küfür hâlini almaya başlar. Küfür, inanç eksikliğinin, yokluğunun işaretidir. Söylediğimiz şeyle inandığımız şey arasındaki bağın zaten zedelenmiş olduğunun habercisidir.

Dil bu anlamda küfre dönüştüğünde, konuşmak artık kendini bağlamak anlamına gelmez. Samimiyetini riske atmak anlamına gelmez. Daha çok sövgüye, boş gürültüye, arkasında gerçek bir inanç taşımayan jestlere benzer. Normlar kırılmıştır. Bağ kopmuştur. Geriye, artık gerçekten hiçbir şeyi riske etmeyen bir söz dolaşımı kalır.

Bu manzarada yalan neredeyse sıradan bir şey hâline gelir. Yalan, sadece yanlış bir şey söylemek değildir. Daha derinde, yalan, konuşmanın gerektirdiği inanç ediminin reddidir. İnanç ile söz arasındaki bağın bilinçli olarak koparılmasıdır. Söylediği şeye kendini bağlamadan konuşma kararıdır.

Bu anlamda yalan sadece ahlaki bir kusur değildir; yapısal bir belirtidir. Söz ile inanç arasındaki bağın zaten zayıflamış olduğunu gösterir. Dilin artık bir risk, bir yemin, ciddi bir kendini açma olarak yaşanmadığını gösterir.

Sözler rutin olarak inançtan koparıldığında, yalan toplumsallaştığında, bütün dil ortamı yapısal anlamda küfürleşir. Herkes mutlaka kutsal bir şeye hakaret ettiği için değil; konuşmanın bir inançla bağı gücünü yitirdiği için.

Dil küfürle dolar: sadece argo ya da sövgüyle değil, boş sözlerle, alaycı sözlerle, stratejik sözlerle, artık samimiyete yaslanmayan sözlerle. Geriye, içi boşalmış bir konuşma kalır.

Bozulmuş bir dile küfretmek

Ne var ki küfür, bu bozulma, bu dilin inançla bağının kopması, sadece bir çürümenin işareti değildir. Aynı zamanda yeni bir şeyin imkânına da işaret eder.

Eğer küfür, konuşmanın ciddiyetine olan inancın reddiyse, eğer mevcut normların artık çalışmadığının işaretiyse, o zaman bu küfürleşmiş dile küfretmek de anlamın imkânı hâline gelir. Bozulmuş bir dile küfretmek, bir bakıma, onun bozulmuş olduğunu görünür kılar. Bu boşluğun içinde yaşamayı reddetmektir.

Bu noktada küfür, bir geçişin işaretçisidir. İnançtan ve samimiyetten kopmuş bu konuşma biçiminin artık sürdürülemez olduğunu gösterir. Bir şeylerin çalışmadığını ima eder. Küfrü devam ettirenlere, yalanın dolaşımını sürdürenlere sınırları hatırlatır.

Bu anlamda belki de küfür, başka bir dile duyulan açlığın da işaretidir: yeniden inancı taşıyabilecek bir dile, yeniden konuşmayı bir risk hâline getirecek bir dile, yeniden sözü inançla bağlayabilecek bir dile.

Yeni bir sözün ihtimali

Eğer bir toplum artık söylenenle inanılan arasındaki bağı taşıyamıyorsa, aynı şekilde konuşmaya devam etmek zaten bir tür ortaklıktır; zaten küfürleşmiş olan düzeni sürdürmenin bir yoludur. Artık samimiyet talep etmeyen bir dilin içinde rahatça kalmak, onun boşluğunu kabullenmektir.

Bu bağlamda, bu çerçeveye küfretmek —onu reddetmek, ona saldırmak, içinin boş olduğunu göstermek— yeni bir başlangıcın ihtimaline kapı aralar. Konuşmanın yeniden bir inanç eylemi olarak ciddiye alındığı bir dilin ortaya çıkabileceğine işaret eder.

Böyle bir dil “saf” ya da “masum” olmayacaktır. Hâlâ riskli olacaktır. Hatta tam da konuşandan bir şey talep edeceği için riskli olacaktır. Konuştuğumda kendimi ortaya koymamı talep edecektir. Sözlerimin sadece araç değil, birer taahhüt olduğunu kabul etmemi isteyecektir. Her cümlenin, bir bakıma, inancımın açığa çıkışı olduğunu hatırlatacaktır.

Bu, konuşmanın ucuz olmadığını hatırlatan bir dil olurdu. Kelimelerin bedava olmadığını hatırlatan bir dil. Her sözün bir sorumluluk taşıdığını hatırlatan bir dil. Bir şey söylediğimde şunu dememi gerektiren bir dil: “Söylediğime inanıyorum ve bunun arkasında durmaya hazırım.”

Konuşmanın bedelini hatırlamak

Konuşmak, yanılma riskini almaktır. Konuşmak, yargılanma riskini üstlenmektir. Konuşmak, kendini riske atmaktır. Ama bu risk olmadan dil içi boş bir şeye dönüşür. Sadece sese, sadece stratejiye, sadece manipülasyona ya da gürültüye dönüşür.

Sahip olmaya değer bir dil, bizi yeniden kırılgan kılan bir dildir. Söylediğimiz şeyle inandığımız şey arasındaki bağı yeniden önemsemeye zorlayan bir dildir. Her cümleyi yeniden bir tür yemin hâline getiren bir dildir.

Küfür içinde yaşayana küfretmek, konuşan özne olarak kendimize olan inancı anımsamaktır: kelimelerin hâlâ bir şey ifade edebileceğine, samimiyetin hâlâ mümkün olduğuna, konuştuğumuzda sadece ses çıkarmadığımıza, varlığımızı riske ettiğimize olan inancı —dürüstçe, açıkça ve sorumlulukla.

Son not: Eğer konuşmak aynı anda bir yemin etmekse, jestler bu yemini mühürler. Tokalaşmak, örneğin, tam da bu karşılıklılığı; verilen sözlerin yerine getirileceğini ve konuşmanın doğruluğunu kayda geçirir. Bu yüzden tokalaşmak asla sıradan bir eylem değildir. Dil küfre dönüştüğünde ise bu jestin kendisi özellikle önem kazanır; çünkü artık küfrün dolaşımının kolaylıkla bir parçası hâline de gelir.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Önder Özden / Diğer yazıları

Önder Özden yazdı: Suç ortaklığına karşı esneme vakti

Önder Özden yazdı: Güç hazzı peşinde günahın performansı

Önder Özden yazdı: İltihabın ve tahrişin anatomisi

Önder Özden yazdı: Gösteriden yaygaraya: Sezen’in Yusuf’u | Gürültü altında yaşamak

Önder Özden yazdı: Liberal dünya düzeninden geriye ne kaldı?

Önder Özden yazdı: Kafkaesk sarmal ve operasyonlar yılı

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Haftanın diğer yazıları

Selim Kuneralp yazdı: Gol üstüne gol

Bilgehan Uçak yazdı: Gizemli olduğu ölçüde önemli bir konu

Barbaros Gökdemir yazdı: Haftanın incileri & kaçırılmaması gerekenler

Mehmet Tatlı yazdı: Latin Amerikalılar Trumpizmi ABD stadyumlarında yargılamaya hazırlanıyor

Cevat Düşün yazdı: Linç

Burak Karataş yazdı: Hess sahiden yaşadı mı patron?

İsa Hafalır yazdı: Bu dünyadan bir Recai Güllapdan geçti

İslam Özkan yazdı: Demokrasi inşası ile güvenlik paradoksu arasında Ortadoğu

Yener Orkunoğlu yazdı: Epstein vakası ve ahlaki-vicdani çöküş

Haftanın en popüler içerikleri

Meclis’te yemin töreni sırasında kavga çıktı: Gürlek AKP’li vekillerin arasında yemin etti

Gökhan Bacık Yazdı: AKP İslamcı bir parti mi değil mi?

Kent uzlaşısı dosyasında tahliye kararları

Temu’dan 30 euro sınırına yeni çözüm: Türkiye’de ithalatçı şirket kurdu

“Hafız vali” olarak bilinen Mustafa Çiftçi kimdir?

Özgür Özel: “Böyle biri adaletin başına geldiyse, iktidarın da sonu gelmiştir”

Trafik Kanununda değişiklik kabul edildi | İşte yeni trafik cezaları

Akın Gürlek X hesabı açtı

Financial Times yazdı: Türk dizileri artan enflasyon baskısı altında, saatlik maliyet 240 bin doların üzerinde

Dört ili birbirine bağlayacak hızlı tren projesi 2028’de tamamlanacak

Medyascope'un günlük e-bülteni

Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.

Medyascope'u destekle

© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.

© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.

Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni

İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.

İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.

İşlenen Kişisel Verileriniz

İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.

Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.

Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları

Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:

İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi

Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi

Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi

Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi

Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,

Organizasyon ve etkinlik yönetimi

Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,

Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,

Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,

Sair tüm yasal yükümlülükler.

Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği

Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.

İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.

Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.

Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.

Kişisel Verilerin Saklama Süresi

Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.

Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi

Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

Kişisel Verilerinizin Güvenliği

Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.

Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları

Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.

6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:

• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,

• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,

• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,

• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,

• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,

• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

Hak ve Talepleriniz İçin İletişim

Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.

“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.

Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.

Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.

Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.

Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.

Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.

Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.


© Medyascope