menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ağır Ekonomi (319): İhracat, sanayi ve kur krizi: Türkiye’de üretim alarm veriyor

14 0
07.08.2026

Son güncelleme: 7 Ağustos 2026 -

Ağır Ekonomi (319): İhracat, sanayi ve kur krizi: Türkiye’de üretim alarm veriyor 

Tercih edilen kaynak olarak ekle

İSTANBUL (Medyascope) – Ağır Ekonomi’de bu hafta Prof. Dr. Haluk Levent ve Prof. Dr. Öner Günçavdı, sanayinin ve üretimin problemlerini, enflasyonla mücadele adı altında uygulanan yaklaşımları ve siyasi yapının ekonomik istikrar üzerindeki etkisini değerlendirdi.

Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.

Prof. Dr. Haluk Levent ve Prof. Dr. Öner Günçavdı, sanayinin ve üretimin problemlerini ele aldı.

Levent, enflasyonla mücadele politikasının servet transferine dönüştüğünü belirtti.

Günçavdı, gerçekçi kurun sanayi sermayesine dönüşümdeki önemini vurguladı.

Para politikasıyla yapısal problemlerin çözülemeyeceği ifade edildi.

Levent, Yeni Parti’nin bir kitle partisi olması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Haluk Levent ve Prof. Dr. Öner Günçavdı, sanayinin ve üretimin problemlerini, enflasyonla mücadele adı altında uygulanan yaklaşımları değerlendirdi.

Sanayi üretimi yapan insanların karşılaştığı problemlerin nedenlerinden birinin uygulanan enflasyonla mücadele politikası olduğunu söyleyen Levent, “Enflasyonla mücadele politikası artık bir servet transferi politikasına dönüştü. Üstelik bu, bildiğimiz anlamda bir servetin transferi olmaktan çıktı, daha genişledi. Sermaye birikimini bozan, el değiştirmesine neden olan bir tür yağma olarak da adlandırabileceğimiz bir türe evrildi” dedi.

Servetin sanayi sermayesine dönmesi konusunda gerçekçi kurun öneminden bahseden Günçavdı, “Kur dediğimiz şey bir ülkenin uluslararası sistemdeki rekabet gücünün yansımasıdır. Ülkeler farklı ekonomik yapılara sahiptir, kimisi daha rekabetçidir, kimisi değildir. Dolayısıyla verimlilikleri farklı olabilir, üretim kapasiteleri farklı olabilir. Gerçekçi kur, rekabet farkını dikkate alan kur seviyesidir. O verimlilik farkları ya da o rekabetçilik farkları, genel olarak uluslararası ticaretin de kaynağıdır. Çünkü daha rekabetçi olanlar daha ucuza mal üretiyorlar ve o ucuz mallara uluslararası sistemden talep oluşuyor” diye konuştu.

Günçavdı, para politikasıyla yapısal problemlerin çözülemeyeceğini vurguladı:

“Para politikasıyla sadece kurları baskı altına alırsınız ama yapısal problemi çözemezsiniz. O aksiyonu almanıza neden olan bir problem var. O problemi görmeden geçiyorsunuz. Yani başınız ağrıyor, vücudunuzda bir aksaklık olduğunu biliyorsunuz ama nihai çözümü aramıyorsunuz. Dişiniz ağrıyor diyelim, ağrı kesici alıyor ya da karanfil basıyorsunuz. Türkiye’nin şu andaki politikası, diş ağrısını ‘kocakarı ilaçları’yla hafifletmek üzerine inşa edilmiş. Yapısal bir problem var ve bu yapısal problem giderilmediği için de sürekli baskı altına alıyorsunuz.”

“Para politikasıyla sadece kurları baskı altına alırsınız ama yapısal problemi çözemezsiniz. O aksiyonu almanıza neden olan bir problem var. O problemi görmeden geçiyorsunuz. Yani başınız ağrıyor, vücudunuzda bir aksaklık olduğunu biliyorsunuz ama nihai çözümü aramıyorsunuz. Dişiniz ağrıyor diyelim, ağrı kesici alıyor ya da karanfil basıyorsunuz. Türkiye’nin şu andaki politikası, diş ağrısını ‘kocakarı ilaçları’yla hafifletmek üzerine inşa edilmiş. Yapısal bir problem var ve bu yapısal problem giderilmediği için de sürekli baskı altına alıyorsunuz.”

Yeni Parti’nin bir kitle partisi olması gerektiğini söyleyen Haluk Levent, “Toplumsal hareket eğer başarılı örgütlenirse o toplumsal harekete katılan insanların kendilerini dönüştürmelerini sağlayabilir. Böylece kalıcı bir kazanım hâline gelir” dedi. Levent sözlerine şöyle devam etti:

“Geniş kitleler üye olarak, destek olarak, aktif siyaset yaparak harekete geçerse ne kapatılması tehdidi işlevsiz olur ne de dokunulmazlıkların kaldırılmasının, tutuklamaların yaygınlaşmasının bir anlamı olur. Hareket olmanın temel özelliği budur.”

“Geniş kitleler üye olarak, destek olarak, aktif siyaset yaparak harekete geçerse ne kapatılması tehdidi işlevsiz olur ne de dokunulmazlıkların kaldırılmasının, tutuklamaların yaygınlaşmasının bir anlamı olur. Hareket olmanın temel özelliği budur.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Ağır Ekonomi (318): Ekonomide hava kışa dönüyor

Dış ticaret açığı haziranda 10 milyar 370 milyon dolara çıktı

Ağır Ekonomi (316): NATO’nun gölgesinde Türkiye ekonomisi

Ağır Ekonomi / Diğer içerikleri

Ağır Ekonomi (318): Ekonomide hava kışa dönüyor

Ağır Ekonomi (317): Haluk Levent, sosyal yardımlar ve ötesi

Ağır Ekonomi (316): NATO’nun gölgesinde Türkiye ekonomisi

Ağır Ekonomi (315): Enflasyonla ve işsizlikle mücadele eden var mı?

Ağır Ekonomi (314): İnsanlar, tavuklar, şirketler ve iktidar

Ağır Ekonomi (313): Ekonomi üzerinden toplumsal mühendislik

Haftanın en popüler içerikleri

Gazeteci Can Bursalı adli kontrolle serbest bırakıldı

Bugün bilmeniz gerekenler (4 Ağustos 2026)

Mümtaz’er Türköne yazdı: Bin kilometrelik yol

Çerçeve yasa Meclis’te: Yasada neler var, kimler yararlanacak?

Avcılar Belediye Başkanı Utku........

© Medyascope