Albert Camus Ve Sisifos Söyleni – Davut Köksoy Yazdı
Davut Köksoy, Albert Camus’nün “Sisifos Söyleni” kitabı üzerinden insanın anlam arayışını, dünyanın sessizliği karşısındaki uyumsuzluğu ve anlamsızlığa rağmen yaşama başkaldırısını ele alıyor.
Davut Köksoy, Albert Camus’nün “Sisifos Söyleni” kitabı üzerinden insanın anlam arayışını, dünyanın sessizliği karşısındaki uyumsuzluğu ve anlamsızlığa rağmen yaşama başkaldırısını ele alıyor.
Son günlerde okuduğum ilginç kitaplardan birini bu yazımda sizlerle paylaşmak istiyorum: Albert Camus’nün “Sisifos Söyleni.”
Can Yayınları tarafından 40. baskısını okuduğum kitabı Tahsin Yücel dilimize çevirmiş ve Kasım 2018’de yayımlanmış.
Albert Camus’nün 1942 yılında yayımlanan Sisifos Söyleni (Le Mythe de Sisyphe) adlı eseri, modern felsefenin en sarsıcı sorularından birini sorarak başlar: “Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır, o da intihardır.” Bu iddialı giriş, okuyucuyu yaşamın anlamını sorgulayan soğuk ama bir o kadar da özgürleştirici bir yolculuğa çıkarır.
Kitap başlıca dört bölümden oluşur:
Uyumsuz Bir Uslamlama
Franz Kafka’nın Yapıtında Umut ve Uyumsuz
Camus, insanın anlam arayışı ile dünyanın sağır sessizliği arasındaki o uçurumu “Uyumsuz” (Absürt) kavramıyla tanımlar. İşte kitabın temel durakları:
Uyumsuz Bir Uslamlama (Akıl Yürütme): Camus bu bölümde, uyumsuzluk duygusunun nasıl doğduğunu inceler. İnsan zihni her........
