menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya Kupası’nın ardından

37 0
21.07.2026

Bir Dünya Kupası’nı daha geride bıraktık. Her Dünya Kupası’nın kendine özgü hikayeleri ve kahramanları vardır. Yıllar geçse de anılarda kalan bu hikâye ve kahramanlarla anımsanır.

Ayrıca herkesin unutamadığı kupa geçmişleri vardır. Bazı özel oyuncular ve olaylar ise hiç unutulmaz. Benim için Meksika 86, Maradona ve “Tanrı’nın Eli” o unutulmazların başında gelir. İlk izlediğim final olan 74 Almanya-Hollanda finali de unutulmazlarım arasındadır.

2026 Dünya Kupası’na dönecek olursak, finalde Arjantin’i yenerek mutlu sona ulaşan İspanya, İsrail’in Gazze katliamları karşısında takındığı tutumuyla zaten milyonların sevgilisi olmuş ve çok ezici bir taraftar kitlesi kazanmıştı. İlerlemiş yaşına rağmen Arjantin’i finale çıkaran Messi ise her şeye rağmen bu kupanın en önemli figürlerinden biri olarak unutulmazlar arasındaki yerini aldı.

Simon Kuper’in dediği gibi, “futbol asla sadece futbol değildir.” Evet futbol artık sadece bir oyun olmaktan öte, politika, kültür, tarih ve sınıfsal mücadeleleri yansıtan derin bir sosyolojik olgudur.  Sadece sahadaki 90 dakikalık mücadele ve atılan goller değil, aynı zamanda kitleleri peşinden sürükleyen bir yaşam tarzı ve ideolojidir.

Günümüzde amatörlükten uzak milyarlarca liralık dev bir endüstri haline gelen futbol artık kirli ve boğazına kadar siyasete batmış, siyasetçilerin maşası olmuş durumdadır. Başta FIFA olmak üzere futbolu yöneten tüm uluslararası kuruluşlar kirli para ilişkilerinin ve siyasetin içindedir. Bazı hakemler de bu organizasyonun ve saha dışında dönen oyunların saha içindeki tetikçileridir. FIFA başkanı Infantino kupadaki........

© Medya Günlüğü