menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Miami’nin “anasıyla babası”

1 0
previous day

Julia Tuttle, verem olan kocası öldüğünde 37 yaşındaymış. Kocasından geriye tek kuruş kalmayınca, evini pansiyona çevirip geçinmeye çalışmaktayken emekli milletvekili olan babası da ölmüş. Böylece şansı dönmüş ya da akıllı kadın kendi hayatının yönünü döndürmüş. 

Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzeyindeki bir şehir olan Cleveland’da yaşayan Julia, öncesinde sadece bir kez gidip gördüğü babasının Florida’daki arazisi kendisine kalınca, tası tarağı toplayıp soğuk diyardaki evinden sıcaklara göç edivermiş. Taşındığı yer, eskiden kölelerin barakasıymış. Kocaman bir barınak şeklindeki bu evi, arazisi bir nehrin yamacında olduğu için çok sevmiş. Burada 40’lı yaşlarına ulaşan Julia, artık kendi narenciyelerini satan bir iş kadınıymış.  

Bunlar olmadan önce, bir başka Cleveland’lı Henry Flagler, Florida’nın doğu kıyısında, Atlantik okyanusu boyunca bir demiryolu inşa etmişse. West Palm Beach’de kendine yaptırdığı evin civarında sonlandırmış. Burada görkemli bir otel de yapıp hem turizmden hem de demir yolunun ticari taşımacılığından faydalanan bu adamın niye demir yolunu daha aşağıya, kendi arazisinin de olduğu yerlere kadar indirmediğine akıl erdiremiyormuş Julia. Cleveland’dan tanıdığı para babası Flagler’ı defalarca ziyarete gidip bu fikrini anlatmış ama ikna edememiş. Flagler bir gün onu ziyaret edip sözünü ettiği bölgeyi değerlendireceğine söz vermişse de bir türlü gelmemiş.

Kar kış bilmeyen subtropikal bir yarımada olan Florida’da 1874 senesinde ısı beklenmedik biçimde sıfırın altına inip don yapınca, yegâne tarım ürünü olan narenciyeler harap olmuş. Portakallar dallarda donmuş. Portakal ağaçlarının gövdesi bile soğuktan kavrulup soyulmuş. Üreticiler iflas etmiş. Felaket ikinci sene de yineleyince Florida’nın su basmanı kumluk arazisinde zar zor inşa edilen tarım ekonomisi batmış. 

Donun olduğu yerlerin biraz daha güneyinde yani subtropikal değil de tam tropikal olan kuşakta ve su kenarında olan Julia’nın arazisi ise dondan muaf kalmış. O don günlerinde kendi portakal ağaçlarının çiçekleriyle doldurduğu bir sepeti Flagler’e postalamış Julia. Beraberinde çektiği telgrafta “Her yerde dondan kavruldular ama buralarda çiçeğe........

© Medya Günlüğü