menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İspanya gezi notları

43 0
06.03.2026

İspanya kısa süre öncesine kadar Avrupa Birliği’nin (AB) ne siyasi ne ekonomik ne de askeri anlamda lider ülkeleri arasında yer alıyordu. Aslında bu durum fazla değişmedi ama İspanya’nın Gazze’deki katliamlara ve İran’a ABD-İsrail saldırılarına karşı onurlu duruşu bütün dünyada büyük saygı uyandırdı.

Evet belki İspanya, Almanya’nın veya Fransa’nın ya da artık AB üyesi olmayan İngiltere’nin gücüne sahip değil. Ama ister Barselona olsun, isterse Sevilla ya da Malaga, bu ülkeyi gezerken iyi örgütlenmiş bir devlet yapısına tanık oluyorsunuz. Öyle görünüyor ki, İspanyol devleti öyle kağıt üzerinde değil, gerçek anlamda ülkeyi halk adına, halk için yönetiyor.

Bu tür gezi yazıları risklidir, turist olarak gördüğünüz ülkedeki izlenimlerinizin yanlış çıkması olasılığı yüksektir. Çünkü turistik yerlerde dolaşır, yerli ya da yabancı orada yaşayanların gündelik hayattaki sorunlarının farkında olmazsınız. Yine de kısa süren bir gezide halkının refahını düşünen, tarihine sahip çıkan ve rasyonel hareket eden bir devletin izlerini görüyoruz. İspanya’yı gezerken kaçınılmaz olarak karşılaştırmalar yapıyor, Türkiye’de nasıl bir kaos içinde yaşadığımızı ve hayatımızın ne kadar zor olduğunu daha iyi anlıyoruz.

Evet İspanyollar neşeli ama sanki diğer Akdenizlilere, örneğin İtalyanlara ya da Yunanlara özgü heyecan ve çoşku düzeyleri biraz daha aşağıda; son derece sakin, sabırlı ve rahat insanlar. Cervantes’in İncil’den bile çok dile çevrilen kitabının kahramanı Don Kişot’un maceracı ruhu değilse de kibarlığı belli ki torunlarına geçmiş… Ne yolda ne de sokakta hatta ve hatta futbol maçında bile bizim alışık olduğumuz karmaşa ve gerginlikten eser yok. Kuyrukta sıranın gelmesini sabırla bekleyen, kendilerine sorulan adresi İngilizce değilse de İspanyolca sonsuz bir iyiniyetle bıkmadan dakikalarca tarif eden insanlar ülkesi İspanya. Aslında o sabrı Barselona’daki Antoni Gaudi’nin ünlü eseri Sagrada Familia‘da bile görmek mümkün. İnsanı bakarken bile yoran binlerce ayrıntıyla süslü olağanüstü kilisenin mimarı Gaudi belli ki çok sabırlıymış. Hatta ve hatta İspanyol sabrını “Paella” gibi bazıları hazırlanması uzun süren yemeklerde de görmek mümkün.

Kısa bir ziyarette İspanya’daki sistemin gerçekten “tıkır tıkır” işleyip işlemediğini anlamak elbette olanaksız ama ortada bir “sistem”in bulunduğu konusunda şüphe yok. Sistemi işleten ise vatandaşların da desteğiyle devlet. Zaten Türkiye ve Rusya gibi Batı ile Doğu arasında kalmış ülkelerle İspanya gibi tümüyle Batılı ülkeler arasındaki en büyük fark yasalarda değil, yasaların uygulanmasında. Örneğin, herhalde şimdiye kadar eşi görülmediği ya da çok az görüldüğü için Barselona’da ters yola giren bir motosiklet sürücüsünün ya da taksicinin nasıl bir cezaya çarptırılacağını hayal etmesi bile güç.........

© Medya Günlüğü