menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ziyaretten ziyarete hatırlanan Rusya ve çöken kurumsal hafıza

47 0
17.06.2026

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Moskova ziyareti, hem Rusya basınında hem de işin ilginç yanı, Türk medyasında sıradan bir gelişme gibi, tabiri caizse “rutin bir temas” cılızlığında değerlendirildi.

Aslında bu ilgisizliğin kendisi, ikili ilişkilerin bugünkü boyutu ve seyri hakkında bize devasa ipuçları veriyor.

Yılda bir kez Moskova fotoğrafı görünce kendini Türk-Rus ilişkileri uzmanı ilan eden, ziyaretten ziyarete derin analizler kasan dostlarımızın ekranlardaki heyecanına bakmayın. Fidan-Lavrov görüşmesi, Ankara’nın her fırsatta büyük bir diplomatik deha örneği olarak sunduğu o meşhur ‘denge politikasının’ artık dikiş tutup tutmadığının sınır testinden ibarettir.

Ruslar, Fidan üzerinden, Ukrayna konusunda Türkiye’nin ekseninde Batı’ya ne düzeyde ve hangi ivmeyle bir kayma olduğunu saptamaya çalışıyor. Buna mukabil Fidan da; Karadeniz’deki yeni güvenlik dinamikleri ve Suriye’de hesabı bir türlü kapanmayan, sürekli açık veren defterler üzerinden Rusya’nın tahammül sınırlarını, sinir uçlarını yokluyor. Nitekim Fidan’ın Putin ile görüşme talebine Rus tarafının Yuriy Uşakov aracılığıyla görüşmenin Kazan’da saat 20.00’de kabul edildiğini duyurarak verdiği usul ve zamanlama yanıtı bile, okumasını bilene başlı başına bir diplomatik mesajdır. Bu temas, iki başkentin yeni jeopolitik gerçeklikler karşısında birbirlerinin nabzını tuttuğu kritik bir “kalibrasyon” hamlesidir.

Fakat asıl mesele, konuşulanlardan ziyade özenle halının altına süpürülenlerde gizli. Moskova temaslarını konuşuyoruz ama ortada toplanmayan koca bir mekanizma, sorulmayan devasa bir soru var. Aklına her esenin “stratejik derinlik” çizdiği medyada neden kimse çıkıp da 2010 yılında büyük tantanalarla kurulan........

© Medya Günlüğü