menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

D. Akdeniz’de Chevron hamlesi ve Türkiye’yi bekleyen riskler

6 0
08.02.2026

Doğu Akdeniz, son on yıldır küresel enerji jeopolitiğinin en sıcak fay hatlarından biri olma özelliğini koruyor.

Ancak son günlerde bölgenin en doğusunda, Suriye açıklarında yaşanan gelişmeler, meselenin sadece bir kıta sahanlığı tartışması olmadığını, dev küresel aktörlerin doğrudan sahaya indiği yeni bir evreye geçildiğini gösteriyor. Tom Barrack’ın duyurduğu; Suriye Petrol Şirketi, ABD’li enerji devi Chevron ve Katarlı Power International Holding arasında imzalanan Açık Deniz Aramaları Mutabakat Zaptı, bölgedeki kartların yeniden karılmasına neden olacak cinsten.

Bu anlaşma sadece Suriye’nin enerji geleceğini değil, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki stratejik konumunu ve bugüne kadar izlediği politikaların sonuçlarını da doğrudan etkileyecek bir dönüm noktasıdır.

Suriye ile deniz alanları sınırı: İtirazlar ve gerçekler

Suriye’de Şara göreve geldiğinden beri, Türkiye’deki bazı çevreler ısrarla Ankara ile Şam arasında bir deniz alanları sınırlandırma anlaşması imzalanması gerektiğini savundu. Bu önerinin temel motivasyonu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki yalnızlığını kırmak ve Libya ile yapılan anlaşmaya benzer bir meşruiyet (!) zemini oluşturmaktı. Ancak bu noktada göz ardı edilen çok kritik bir engel var: Suriye’nin Türkiye’nin ilan ettiği deniz sınırlarına yönelik resmi itirazları. Suriye’nin hem Türkiye-KKTC kıta sahanlığını anlaşmasına hem Libya anlaşması sonra çizdiği Doğu Akdeniz haritasına yönelik itirazları söz konusu.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz için Birleşmiş Milletler’e (BM) yaptığı bildirimlere karşı Suriye, 14 Eylül 2018 ve 29 Nisan 2020 tarihlerinde BM nezdinde itirazlarını kayda geçirmiş bulunuyor. Dolayısıyla, bugün Şam ile masaya oturulması durumunda öncelikli konu “anlaşma” değil, bu “itirazların” akıbetidir. Suriye,........

© Medya Günlüğü