menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

FİYATTA VE TÜKETİMDE ARTIŞ

16 0
02.09.2026

Son yıllarda akaryakıt fiyatlarında yaşanan artış hepimizin bildiği bir gerçek. Benzin, motorin ve LPG fiyatları neredeyse hayatımızın günlük gündemlerinden biri haline geldi. Birkaç yıl önce “Akaryakıt yine zamlandı” dediğimizde şaşırırken, bugün fiyatların yükselmesine neredeyse alışır hale geldik.  Ancak burada dikkat çekici bir durum var. Akaryakıtın fiyatı yükseliyor, buna karşılık tüketimi de artıyor. Oysa ekonomi bize genel olarak şunu öğretir: Bir malın fiyatı yükseldiğinde, diğer şartlar aynı kaldığı sürece o mala olan talebin azalması beklenir. Yani fiyat artıyorsa tüketimin de düşmesi gerekir. Fakat akaryakıtta durum farklı. Fiyat yükseliyor, tüketim de yükseliyor. Peki neden? İlk akla gelen cevap, ülkemizdeki araç sayısının sürekli artması. Her yıl binlerce yeni araç trafiğe çıkıyor.  Otomobil artık birçok insan için lüks olmaktan çıktı, günlük hayatın bir parçası ve çoğu zaman bir zorunluluk haline geldi. İşe gitmek, çocuğu okula götürmek, alışveriş yapmak, hastaneye ulaşmak, şehirlerarası yolculuk yapmak derken otomobilden vazgeçmek kolay değil. Akaryakıt pahalı olsa bile araç kullanılmaya devam ediyor. Bir başka önemli neden ise akaryakıtın bazı kesimler için tercih değil, zorunluluk olması. Çiftçi tarlasını sürmek için mazota ihtiyaç duyuyor. Nakliyeci malını taşımak için motorin almak zorunda. Servis araçları çalışmak, ticari araçlar işini yapmak, otobüsler yolcu taşımak zorunda. Bu insanların akaryakıt fiyatı yükseldiğinde “Ben artık kullanmayacağım” deme şansı yok. Çünkü araç çalışmazsa iş de çalışmıyor.  Burada önemli bir başka konu daha var. Acaba biz tüketiciler fiyat artışlarına alıştık mı? Eskiden akaryakıta gelen küçük bir zam bile uzun süre konuşulurdu. Bugün ise fiyatların sık sık değişmesi, toplum olarak bizi zam psikolojisine alıştırmış gibi........

© Manisa Meydan Gazetesi