Manisa’nın İhtiyacı Ortamı Germek Değil, Ortak Akıldır
Ülke siyaseti giderek daha sert bir dile teslim oluyor. Bir partinin mensubu diğerine “hırsız” diyor, öteki “terörist” diye karşılık veriyor. Bir başkası “çeteci”, “cemaatçi” yaftalarını havada uçuruyor. Siyasi rekabetin yerini giderek öfke, kutuplaşma ve düşmanlık alıyor. Oysa siyaset rakibini düşman görmek değil, halka hizmette yarışmaktır. Kent bilinci oluşmamış, ilkeli siyaset yerine menfaat üzerinden siyaset yürütenler Manisa da benzer bir tabloyu şekillendiriyorlar. Kimileri CHP’nin yaşadığı sıkıntılardan siyasi kazanç çıkarmaya çalışıyor. Kimileri MHP’deki görev değişikliklerini, İYİ Parti’deki istifaları ya da AK Parti’deki yeniden yapılanmaları fırsat olarak görüyor. Adeta bir başkasının zor gününden memnuniyet duyan bir siyasi anlayış gelişiyor. Bu yaklaşım ne siyasete ne insanlığa ne de farklılıklarıyla Manisa’da yaşayanlara yakışır. Bir belediye başkanının, bir siyasi partinin ya da bir kurumun başına gelen olumsuzluklar karşısında el ovuşturmak, sevinmek ya da umut bağlamak kimseye fayda sağlamaz. Kaybeden yalnızca bir siyasi parti değil, çoğu zaman o şehir ve o şehirde yaşayan insanlar olur. Manisa’nın ihtiyacı dedikodu üzerinden bir birini yok etme, ayrışma, kutuplaşma politikası olamaz, olmamalı. ........
