menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kitaplar ve Yorumlar 2026 2

33 0
previous day

Kitaplar ve Yorumlar 2026 2

Tevfik Altınok, Hazinedarbaşı, Remzi Kitabevi, 2026

Kamu yönetiminde ve özel sektörde üst düzey görevlerde bulunmuş, pek çok olaya, yanlışa ve doğruya birinci elden tanıklık etmiş, bunların çoğunda gidişatı düzeltmeyi başarmış olan Tevfik Altınok’un bu kitabında, onun gözünden birbirinden önemli olaylara tanıklık edeceksiniz. Kitap, benim de bir bölümüne Tevfik Altınok’un yanında bizzat tanıklık ettiğim Türk yönetim tarihinin çok önemli bir kesitini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

Türkiye 70 sente nasıl muhtaç oldu? Bugünkü yap-işlet-devret modelinin Osmanlı İmparatorluğundaki ilk uygulama örneklerinden olan Vagon Li Anlaşması nelere mal olmuştu? Bankerler krizi neden ve nasıl çıktı? Batan bankalar niçin battılar? Bu gibi soruların yanıtlarını bu kitapta bulacaksınız.

Türkiye’nin geçmişine ışık tutan bu kitap mutlaka okunmalı derim.

Roger Crowley, Deniz Canavarları (çeviren: Alperen Soysaldı), April Yayıncılık, 2026

Bu kitap Roger Crowley’in okuduğum ikinci kitabı. İlki Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul kuşatmasını anlatan 1453 idi. O kitaba bayılmıştım. Kuşatma hakkında bilmediğim, daha doğrusu yanlış bildiğim pek çok şeyin doğrusunu öğrendim kitaptan.

Deniz Canavarları’nda Crowley Portekiz’in nasıl olup da küçük bir Avrupa devletiyken bir dünya devleti haline geldiğini deniz keşiflerinden yola çıkarak anlatıyor. Portekiz’in denizlerde ele geçirdiği büyük üstünlük yalnızca denizcilerin cesaretine, keşif arzusuna dayanmıyor kuşkusuz. İşin içinde sömürgecilik ve güç mücadeleleri var.

Bir kısmını bildiğimiz gelişmeleri Crowley, dönemin belgelerine dayanarak bir akademisyenin titizliğiyle, fakat okuru yormayan bir öykü anlatıcısının rahatlığıyla aktarıyor.

Tarihin o dönemi için yeni bir bakış açısı kazandıracak olan bu kitabı mutlaka okumanızı öneririm.

Ahmet Ümit, Roma’nın Beş Günü, YKY, 2026

Ahmet Ümit’in okumadığım kitabı kaldı mı, bilmiyorum. Her romanında farklı konuları ele alıyor; bazılarında tarihle polisiyeyi harmanlayarak okuru şaşırtıyor. Bu romanı ise beni iyiden iyiye şaşırttı. Üstelik bu romanda Başkomiser Nevzat yok; onun yerine Komiser Yıldız Karasu var.

Yıldız, Berlin Emniyetinde görevli bir Başkomiser, Interpol adına bir görevle öykünün geçtiği Roma’da bulunuyor. Roman, Romulus ve Remus’a, Roma’nın kuruluşuna, mitolojiye göndermeler taşıyor. Ahmet Ümit bu romanında bireysel kötülüklerin ardındaki toplumsal çürümeyi vurguluyor. Daha fazlasını anlatmak spoiler vermek olacağı için burada durayım.

Ahmet Ümit’in bu kitabı yalnız polisiye severleri değil aynı zamanda tarih ve mitoloji sevenleri de içine çekecek değişik ve çarpıcı bir roman. 

Murat Batı, Kamu İcra Hukuku, Seçkin........

© mahfiegilmez.com