menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sınırlı Vicdan

40 0
31.08.2026

Günümüz modern eğitiminden geçen bir genç, haritalardaki çizgileri dünyanın kendisine ait doğal çizgiler zannediyor. Oysa ne dağlar o çizgileri bilir ne nehirler ne de gökyüzü. Anlaşılan o ki modern eğitim, sınırları önce haritalara çizmiş, sonra devletlerin hukukuna ve nihayet insanların zihinlerine yerleştirmiş. Bunun getirdiği vahamet ise bu gencin düşüncesini ve vicdanını da bu sınırlar içinde yaşamayı sürdürmesidir.

Evet, modern ulus devletin en büyük başarısı hem toprağı hem de insanın tahayyülünü sınırlandırmasıdır. Bu da ulus devlet anlayışının sadece bir yönetim biçimi olmadığını, aynı zamanda insana dünyayı nasıl göreceğini öğreten bir düşünme biçimi olduğunu ortaya koyar. Zira bu düşünme biçimiyle kimin bizden, kimin yabancı, hangi meselenin iç mesele, hangisinin dış mesele, hangi ölümün millî matem, hangisinin uluslararası haber olduğunu belirleyen görünmez bir tasnif sistemi kurulmuş gibidir.

Kuşkusuz insan kendisini nasıl hayal ediyorsa sorumluluğunu da öyle tahayyül eder. Kendisini yalnızca bir ulusun ferdi olarak gören insanın sorumluluk coğrafyası, sınır kapısında sona erer. Başka bir ülkede ölen çocuk onu üzebilir fakat ona karşı kendisini sorumlu hissetmez.  Zira sorumluluk parçalandıkça vicdan da parçalanır. Devletler düzeyinde bunun karşılığı millî çıkardır. Böylece insanların başına gelenler........

© Maarifin Sesi