menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sütlü egemenlik kavgası...

14 0
17.04.2026

Geçtiğimiz gün Pile’de yaşanan gerginlik, bir kez daha çözüm ve barışa ne kadar ihtiyaçlı durumda olduğumuzu gösterdi.

Bir kere şunu söylemek lazım: Ateşkes rejimi üzerinde yaşamanın potansiyel olarak ne kadar tehlikeli olduğunu anlamak zorundayız. “Ateşkes rejimi” tanımlaması yapıyorum diye yanlış anlamayın bu arada, onun da herhangi yazılı bir anlaşması yok! Konu sadece caydırıcılık ve araya giren Birleşmiş Milletlerin varlığı üzerine inşa edilmiş durumda.

O inşa edilen sınırın da bir sürü yeri tartışmalı bir pozisyonda bulunuyor.

Hal böyle olunca son dönemlerde basına sık sık yansıyan Denya bölgesindeki Rum çiftçilerin yaşadığı engellemeler, ya da geçtiğimiz ay Alayköy yakınlarında ayrelli toplarken sınır ihlali nedeniyle tutuklanan Kıbrıslı Rum adamın başına gelenler, adamızın normali haline dönüyor.

Tabii bu tartışmalı durumlar bazen de organize bir takım başka amaçlar için kullanılıyor.

Pile meselesi böyle bir mesele.

Bir kere Pile, ada coğrafyası içinde Kıbrıslı Türklerle, Kıbrıslı Rumların, ‘her şeye rağmen’, dostluk ve huzur içinde yaşadığı karma bir köy.

Bu bakımdan zaten doğalında, Tahsin Ertuğruloğlu gibi her türlü Türk-Rum dostluğuna gıcık kapan zihniyetlerin hoşuna gitmeyen bir köy.

Sürekli provokasyonların odağında bulunması nedendir sanıyorsunuz?

Nitekim, Çarşamba günü yaşananların esas merkezinde Ertuğruloğlu’nun başını çektiği bir anlayışın olduğunu görmek gerekir.

Aslında konu yeni de değil, haftalardır devam ediyor.

Ve aslına bakarsanız işin içine, bir ara bölge halkına umut olan, ancak yine Ertuğruloğlu zihniyetinin başını çektiği -her yerde egemenlik kavgası yürüten- anlayış yüzünden bitirilemeyen Pile-Arçoz yolunu da bu denklemin içine katabiliriz. Bir oldu bitti ile bu yolun ara bölgeden geçirilip, dayatılması mi amaçlanıyor acaba?

Olabilir ancak Çarşamba günü yaşananlar, dediğim gibi, haftalardır devam eden bir mevzu.

Bilindiği üzere güney aylardır şap hastalığının pençesinde kırılıyor. Bizde ise denilenler doğruysa erken teşhis ve hızlı aşılama dolayısıyla bu sıkıntı yok.

Normalde hükümet yetkililerine zerre inanmam ancak bir takım güvenilir insanlardan bu konu hakkında aldığım bilgiler sıkıntı olmadığı yönünde.

Fakat bu bilgi Rum tarafında yok. Dolayısıyla gerekli denetimleri yapmak istiyorlar.

Çünkü Pile ara bölgede bulunan mandıralar, direkt olarak güneyle iş yapıyorlar. Yani ürettikleri süt ürününü güneye satıyorlar.

Yani güney makamlarının denetimine tabi durumdalar ve bu satışların devam etmesi için........

© Kıbrıs Postası