Ya başta Tahsin Bey ile Tufan Bey olmak üzere KKTC ve Türkiye olarak tutarlı olacağız ya da Rum’un oyuncağı
Kıbrıs konusunda artık bazı şeyleri yeniden, farklı olarak düşünmenin zamanı geldi. Tutarlılık ve Kıbrıs konusu için önümüzde enteresan bir örnek var. Atlantic Council Turkey Program’ın Sayın Dışişleri Bakanımız Tahsin Ertuğruloğlu için hazırladığı davette kullanılan ifade şu: “Head of foreign affairs of the Turkish Cypriot Community. Kıbrıs Türk Toplumunun dış işlerinin başkanı.” Yani ne Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti var ne de KKTC Dışişleri Bakanı unvanı. Ben Sayın Tahsin Ertuğruloğlu’nun yerinde olsam teşekkür eder, bu toplantıya katılmazdım. Çünkü mesele bir kelime meselesi değildir. Mesele kendisinin de üzerinde haklı olarak sıkça durduğu statüdür. Adamlar Rum’u devlet bizi isyan eden ama o devlete bağlanmak isteyen bir toplumcuk olarak görüyor ve biz hala gereken sertlikte, anlayacakları dilden cevap vermiyoruz. Mesele, Kıbrıs Türk halkının kendisini nasıl tanımladığı ve karşısındakinden kendisine nasıl davranmasını istediğidir. Biz kendi devletimize inanmıyorsak başkalarının inanmasını nasıl bekleyeceğiz? Biz kendi Cumhurbaşkanımıza “KKTC Cumhurbaşkanı”, kendi Dışişleri Bakanımıza “KKTC Dışişleri Bakanı” denilmesini........
