menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Önce ahlak… Sonra siyaset…

30 0
26.08.2026

Siyasi partiler, çok partili demokratik yaşamın vazgeçilmezidir. Ama her siyasi parti demokrasiyi büyütmez.

Bazıları demokrasinin siyasi parçası gibi görünürken, içeride dar bir çevrenin çıkarlarını koruyan siyasi şirketlere dönüşür. Adayları halkın güvenine göre değil, birilerinin hesabına göre belirlenir. Hatta eller meydanlarda birleşirken, parmaklar avuçların içinde oynar…

   Bu nedenle cümlenin başına yalnızca bir sözcük değil, demokrasinin geleceği açısından belirleyici bir ölçü koymak gerekir: Nitelikli siyasi partiler, çok partili demokratik yaşamın vazgeçilmezidir.

Peki, nitelikli siyasi parti nedir? Her şeyden önce kendi içinde demokrasi kültürünü yerleştirmiş partidir. Ama “bize göre demokrasi” değil. “Bizim demokrasimiz de bu kadar” diyerek eksikliklerin üzerini örten bir anlayış hiç değil. Demokrasi evrensel değerlerle anlam kazanır.

   Siyasi parti, siyasi şirket değildir. Partiyi şirket gibi görmeye başladığınız zaman hissedarlar da kendiliğinden ortaya çıkar. Parti onlarındır… Bakanı onlar yapar… Milletvekilini onlar seçtirir…. Müsteşarı, müdürü onlar belirler.

   Sonra da gün gelir, ağızlarından şu cümle dökülür: “Adamı milletvekili yaptık, yine doymadı.”

Bu cümlenin kendisi bile siyasete bakıştaki çarpıklığı anlatmaya yeter.

Bunları, bir siyasi partiyi işaret ederek yazmıyorum. Partili ya da partisiz herkes dönüp siyasi partilere baksın. Hangisinde bu özellikler varsa yazdıklarımı onunla özdeşleştirsin.

1974 sonrasında çok partili bir siyasi yaşamımız........

© Kıbrıs Gazetesi