menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erhürman, Hristodulidis’e haddini bildirdi…

18 0
10.09.2026

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis arasındaki dünkü görüşmeyi, gerçek anlamda tarihi bir görüşme olarak nitelemek istiyorum.

Bir anlaşmaya varıldığı için değil. Çözüm söylemiyle, çözüme zarar veren davranışlar arasındaki çelişki, doğrudan muhatabının önüne konulduğu için.

En yalın tanımlamayla Erhürman, dün Hristodulidis’e haddini bildirdi.

Hristodulidis, Kıbrıs sorununda geçmişi, sicili tertemiz bir siyasetçi değildir. Crans-Montana’da kaçırılan tarihi fırsatın siyasi sorumluluğunu Anastasiadis’le birlikte taşıdığını herkes biliyor.

Yıllardır söylüyorum, yazıyorum… Müzakere istemekle çözüm istemek aynı şey değildir.

Masanın kurulmasını isteyebilirsiniz. Fotoğraf verebilirsiniz. Dünyaya çözümden yana olduğunuzu anlatabilirsiniz. Ancak, iki bölgeli, iki toplumla siyasi eşitliğin gereğini, içi dolu kabul etmiyorsanız, yaptığınız, çözümü aramak değil, çözümsüzlüğün sorumluluğundan kaçmaktır. Hristodulidis’e yönelik temel eleştirim budur.

Hristodulidis’in özüyle sözü örtüşmüyor. İki yüzlü değil, çok yüzlüdür.

Kimseye hakaret etmek istemem. İnsani ve mesleki terbiyem buna izin vermez. Ama nezaket, gerçeği söylemenin önünde engel de değildir.

Birilerinin, Hrsitodulidis’in “çözüm” söyleminin arkasındaki, çelişkili, samimiyetten uzak tutumu görünür kılması gerekiyordu.

Erhürman dün bunu yaptı. Yüzündeki maskeyi indirmek için ilk hamleyi çok iyi bir şekilde yaptı.

Erhürman, siyasetçi kimliğinin yanında bir akademisyendir. Hukukçudur. Sözcüklerini tartar. İnsani hassasiyetlerini korur. Kavga etmeyi sevmez. Ancak bu, söylenmesi gerekeni söylemeyeceği anlamına gelmez.

Dünkü tavrını, nezaket sınırlarını koruyan ciddi bir uyarı olarak okuyorum.

Çünkü aynı masada oturan iki liderin, uzlaşı........

© Kıbrıs Gazetesi