menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lordos, “ENOSİS isterdiniz ha; alın size ENOSİS” demişti

12 0
03.04.2026

Öyle bir azdırıldılar ki, Lefkoşa’da Yiğitler Burcu’ndaki vatandaşlara taş ve patlayıcı madde attılar. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, BM Barış Gücü ve Rum liderliğinden gerekli girişimleri yapmalarını beklediğini belirtti.

Sizce bir şey olur mu?

Rum lider Nikos Hristodulidis bu konuda kılını bile kıpırdatmaz. “Bunu yapanlar bazı sorumsuz kişilerdir” diyerek işin içinden çıkar. Bugüne kadar hep böyle oldu.

EOKA’nın anısının kolektif hafızada canlı kalması gerektiğini, EOKA eylemlerinin ve dönemin fedakarlıklarının çocuklara ve yeni nesillere aktarılmasının zorunluluk ve görev olduğunu söyleyen Hristodulidis mi taş ve patlayıcı madde atan gençleri mi çağırıp da kulaklarını çekecek?

Ondan sonra da iki taraf arasında güven yaratıcı önlemlere önem verilmesini isteyen BM Genel Sekreteri’ne yağcılık! ELAM’ın desteğiyle bu makama oturan Hristodulidis o gençlere dokunmaz bile. Hatta kapalı kapılar arkasında arkalarını sıvazlar, “Bravo çocuklar, iyi yaptınız” der. Çünkü onların desteğine ihtiyacı vardır.

Gelelim tepkilere. Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz olayı şiddetle kınarken, tahriklere son verilmesini istedi. Yılmaz, Kıbrıs Türklerinin güvenliğine büyük önem verildiğini ifade etti. 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise, EOKA’nın Kıbrıs Türk halkı için acı, gözyaşı ve zulmün olduğuna vurgu yaptı. Tatar, “EOKA’yı yücelten zihniyet, ortak geleceğe değil, geçmişin çatışmasına hizmet eder” dedi. Tatar ayrıca bu zihniyetle Ada’da adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm üretmenin mümkün olmadığını belirtti. Ersin Tatar, “Egemen eşitliğimizin ve eşit uluslararası statümüzün kabulü, Kıbrıs’ta gerçekçi ve kalıcı bir çözümün yegane temelidir” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da, EOKA’nın, Kıbrıs tarihinin en karanlık ve silinmez lekesi olduğunu belirtti. Ertuğruloğlu, Adayı patlamaya hazır bir silah deposuna çeviren bu saldırgan tutumun, bölgesel barışın önündeki en büyük engel olduğunu kaydetti.

Rum lider Hristodulidis’in ve 5. Cumhurbaşkanı Tatar ile Ertuğruloğlu’nun EOKA’nın yıl dönümüne ilişkin görüşlerini inceledik. Gerek Tatar gerekse Ertuğruloğlu’nun bu vesile ile ortaya koydukları görüşler ile Rum liderin görüşleri arasında dağlar kadar fark vardır.

Rum tarafında meslek gereği nice ünlü – ünsüz EOKA’cılarla karşılaştım. En ünlüleri Nikos Samson ile yıllar önce Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı olarak görev yapan Nikos Koşis idi. Koşis’in bir ara BBC’de bir belgeseli de yayınlanmıştı. Birçok cinayetleri anlatmıştı o belgeselde.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın hemen akabinde tanınmış Rum zenginlerinden, iş adamı baba Lordos, Limasol’da Rum dükkanlarını teker teker gezmiş ve “ENOSİS isterdiniz ha; alın size ENOSİS” diyerek tepkisini ortaya koymuştu. Toprağı bol olsun. Korkusuzca gerçeği dile getirmişti. Ölmeden önce Maraş’ı da ziyaret etmiş, oradaki eski otellerini de görebilmişti.

Zamanında 70 yıl önce EOKA’yı kuranlar, Türklere de danışmışlar mıydı, fikir sordular mıydı? Ne gezer! Türklerin bu Ada’da hak sahibi olmadığını savunarak yollarına körü körüne devam ettiler. Sonuç mu? Tatar’ın dediği gibi acı, gözyaşı ve zulüm. İşte bunları yani gerçekleri anlatmak lazım Rum çocuklarına, gençliğine ve halkına.

Mehmet H. Redif, ulu bir çınardı

Baf’ın Ayyanni (Aydın) köyünden olan, Mehmet Hüseyin Redif 1937 doğumlu ulu bir çınardı. Vefatı derin üzüntü yarattı. Geçtiğimiz günlerde Yuvacık’ta son yolculuğuna uğurlandı. Eşi Fikriye Hanım daha önce hayatını kaybetmişti.

Evlatları Cypfruvex eski genel müdürü Cemal Redif – Fatma Redif, Yılmaz Redif – Nazan Redif, Sinal Redif, Burhan – Elizabeth, Hüseyin, Ali Akgürcü, torunları Hüseyin, Amber, Jesi, Lion, Alex, Oliver, Kaan, Ege, Doğukan, Yaren, İbrahim, Fikriye, Muhsin, Berkem ve Hatice, “Acımız büyüktür. Yattığı yer nur, mekanı cennet olsun” dediler.


© Kıbrıs Gazetesi