Yönetimsiz gelecek, sahipsiz yarınlar
Memlekette neredeyse her şey bitmiş, tükenmiş gibi bir hava hâkimken, biz sanki her şey güllük gülistanlıkmış gibi sadece ‘gelecek sezon ne yapacağız?’ sorusunun peşine düşmüşüz. ‘Düşmüşüz’ diyorum; çünkü ortada ne mantıklı bir plan var ne de ayakları yere basan bir strateji. Bir tarafta siyasi arenalara kadar uzanan, ‘kulübün geleceğini nasıl yapacağız’ diye süren hukuki bir mücadele var; diğer tarafta ise yaklaşan yeni sezon öncesinde ortalıkta meşru olsa da kendisi olmayan bir yönetim olmadığı için alelacele, derme çatma oluşturulan gizemli bir yapı var. Kulübün kaderi, kimlerin elinde tek düşünce bu.
Açıkçası bu yapının kimleri kadroya katmaya çalıştığını, arkada kimlerle iş birlikleri yürüttüğünü, kulislerin o loş ışıklarında neler döndüğünü anlamak mümkün değil. Şeffaflık diyeceğim ama kimlerle adım atıldığı bir belli olsa belki de tamamen rafa kalkmış bir durum demeyeceğiz. Bir sabah uyanıyoruz, ‘sportif direktörlük’ makamı için eski bir futbolcumuzun adının geçtiğini, çalışmalara yön verdiğini duyuyoruz. Aradan birkaç saat geçmeden, jet hızıyla bir yalanlama metni önümüze........
