menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump’a ‘hayır’ diyebilir miyiz?

55 0
29.05.2026

Çocukluk çağımda kulağıma yerleşmiş tekerleme gibi bir şeydi. Tekerleme zihnimden kayboldu. Sorulu cevaplıydı. “Kimin ümmetindensin? Muhammed Ümmetindenim. Kimin zürriyetindensin? Adem’in zürriyetindenim. Kimin milletindensin? İbrahim’in milletindenim.”

Arap nesep (ensab) alimleri Peygamberimiz’in soyunu Hz. İbrahim’e kadar götürüyorlar.

İsrailoğulları Hz. İbrahim’in oğlu Yakup’un soyundan.

Hz. Meryem’in oğlu Hz. İsa’nın nesebi de Hz. İbrahim’e kadar ulaşıyor.

Kur’an-ı Kerim, Hz. İbrahim’in soyundan olan ve olmayan bütün peygamberlerin ‘Müslüman’ olduklarını beyan ediyor.

Bir bakıma hepsini uzlaştırıyor. Hatta bu dinlerin mensuplarını ortak bir sözde buluşmaya çağırıyor.

Ortak söz? Allah’a hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi ortak koşmamak.

Nesep açısından Araplarla İsrailoğulları yani Yahudiler amca çocukları. Şimdi kuzen deniliyor. Türkçeye de iyice yerleşti.

Nesep olarak olmasa bile Müslüman olmamız hasebiyle inanç olarak Hz. İbrahim üzerinden Hz. İbrahim’in ahfadıyla biz de akraba sayılırız.

Akrabalar, tarihin hemen hemen hiçbir döneminde birbirleriyle iyi geçinemedi. Hele Hristiyanlar, Yahudilere etmediklerini bırakmadılar.

Müslümanlar Yahudilere nispeten merhametli davrandılar. Ama sadece nispeten.

Hristiyanlarla Müslümanlar arasında da neredeyse bin beş yüz yıldır Salib ve Hilal çatışması devam ediyor. Arada nispi uzlaşma dönemleri ya da uzlaşma ortamları olmuştur. Onları saymazsak bu üç dinin mensupları tarih boyunca birbirlerini yediler.

Birbirlerini yemeseler iyiydi ama araya........

© Karar