Bu ülkenin düşmanı ‘biz ve onlar’ dili
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta gerçekleştirdiği Boğaziçi Üniversitesi ziyareti çok konuşuldu, hâlâ konuşulmaya da devam ediyor. Çünkü “normal olmayan” bir durum var ortada. Türkiye’ye özgü bir tuhaflık…
Herhangi bir ülkede cumhurbaşkanının ülkedeki üniversitelerden birini ziyaret etmesi esasen haber değeri bile taşımayan sıradan bir olaydır. Ama bizde birtakım kurumların taşıdığı sembolik anlamlar kendi asli anlamlarını geride bırakıyor çoğu zaman.
Boğaziçi Üniversitesi de bir kesimin gözünde “Kendi değerlerine yabancılaşmış, ülke çıkarları konusunda gaflet ve dalalet, hatta ihanet içinde bulunan” bir zümrenin yuvalandığı yerdir.
Nitekim “şubat ortasında” gerçekleştirilen “öğrenci yurtlarının hizmete açılması töreni” sanki birilerinin elindeki bir kale fethedilmiş gibi yansıtıldı.
Çeyrek asırdır iktidar mevkiinde bulunan bir siyasi kadro adına dile getirilen bu yaklaşım iktidar partisi açısından da memnuniyet verici bir görüntü olmasa gerek.
Ziyaretin planlaması ve organizasyonu da çeyrek asırlık bir iktidar tecrübesini yansıtmaktan uzaktı.
(Ülke yönetiminde olduğu gibi siyaset icrasında da parti kadroları gözle görülür bir performans kaybı sergiliyor son zamanlarda. Belki siyasetin yapımı da icrası da tek kişiye bırakıldığı için.)Sonuç itibarıyla Erdoğan’ın pek memnun kaldığını düşünemeyeceğimiz şekilde ve içerikte bir program gerçekleşti.
Anladığımız kadarıyla, Boğaziçi Üniversitesi kampüsü önce öğrencilerden tamamen boşaltılmış, sonra........
